Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3629 E. , 2024/5853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/110 E., 2016/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddes
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3629 E. , 2024/5853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/110 E., 2016/45 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; arızalı araca elektrik takviyesi yapan aracın ışığını karşıdan gelen araç zannederek olabildiğince sağa yanaşarak geçmek istediğine ve bu sırada önlemsizce dörtlüleri yanmadan duran arızalı araca çarptığına, olay mahallinin aydınlatmasız sapak bir köy yolu olduğuna, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, saat 17.00 sıralarında, meskun mahal dışında, gece vakti, açık havada, sağında düşük banket bulunan genişliği 6 metre zeminin ıslak asfalt olduğu köy yolunda seyir halinde olan (temyiz dışı) katılan sanık ...'in idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken arıza nedeniyle aracını yolun sağına çekerek dörtlüleri yanık vaziyette durakladığı, o esnada karşı yönden seyir halinde olan (temyiz dışı) katılan sanık ...'in idaresindeki otomobil ile arızalı aracı görüp yardım amacıyla arızalı aracın önünde ön kısımları karşılıklı olacak şekilde dörtlüleri yanık vaziyette durduğu, ...'in iki aracın arasında kendi aracının arızasıyla ilgilenirken ...'in de akü takviye kablosunu çıkartmak amacıyla kendi aracının arkasına geçtiği sırada sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalline geldiği ve arızadan kaynaklı durmakta olan otomobilin sağ arka kısımlarına çarparak yolun sağındaki tarlaya devrildiği, çarpmanın etkisiyle ötelenen aracın katılan sanık ...'i iki aracın arasına sıkıştırdığı ve çarpmanın etkisiyle ötelenen diğer aracın da ötelenerek arkasında yaya olarak bulunan katılan sanık ...'e çarpması sonucu bir kişinin öldüğü, ikisi nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralandığı olayda, hükme esas alınan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda ; 25.12.2015 tarihinde yapılan keşfe binaen hazırlanan 06.01.2016 tarihli bilirkişi raporu içerisindeki olay mahalli yol özellikleri ile ilgili tespitler ve fotoğraflardan; olay mahalli yolun düz ve eğimsiz olduğu, görüşün açık olduğu, bu haliyle sürücü ve müşteki ifadelerinde belirtildiği üzere aracındaki arıza nedeniyle yolun en sağına dörtlüleri yanık vaziyette duraklamış olan aracı zamanında fark etmeyip tedbirsizce bu araca çarpan sanık sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece de kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine ve (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi; 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "D" bendinin ikinci paragrafında yer alan "sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki" ibareleri ile altıncı paragrafında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.