Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/3638 E. , 2024/6806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/380 E., 2016/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. mad
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/3638 E. , 2024/6806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/380 E., 2016/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 50/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşmanın yasal dayanağının olmadığına, aracı kullanırken gazın takıldığına, aracı durduramayıp yolun yarısının mucurla kaplı olması nedeniyle kazanın meydana geldiğine, Adli Tıp Kurumu raporunu kabul etmediğine, gaz takılı kalmasa bu kazayı yapmayacağına, bu hususun gözardı edildiğine, belediye vaktinde çalışmayı bitirmiş olsa ve yol tam olarak kullanılabilse kazayı kurtarabileceğine, belediyenin de kusurlu olduğuna, Adli tıp raporunda belediyenin kusursuz bulunmasının kabul edilemeyeceğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının değerlendirilmediğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.02.2016 günü gündüz vakti, meskun mahalde, hava açık, sürücü belgesiz sanığın kamyonet ile Karakeşli mahallesinde bulunan ...'e ait evin önünden hareket 6,70 metre genişliği bulunmasına rağmen belediyenin yol yapım çalışması nedeniyle dökülen mucur yığınlarından dolayı 3,70 metrelik kısmı kullanılan, üzeri dağılan mucurlar nedeniyle gevşek malzeme kaplanmış düz iniş eğimli iki yönlü stabilize ve yol çalışmasına dair levhanın bulunmadığı caddede sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek 116.80 metre zig-zak çizerek ilerlediği ve yolun sağını takiben arkası dönük yürümekte olan mağdur ...'a aracının sağ ön köşe kısımları ile çarpması sonucu mağdurun öldüğü, kamyonetin ön kısmında 40x34 cm ebadında çökme meydana geldiği,sağ dikiz aynasınında içe büküldüğü,çarpma sonrası ilerleyen aracın muhtemel el freninin çekilmesine bağlı olarak 32 metre uzunluğunda kavisli bir kayma izi oluşturarak yola dik bir şekilde durduğu, mucur yığını içerisinde 27 metre teker izinin olduğu,kamyonetin harekete başladığı nokta ile durduğu yer arasında 160.80 metre mesafe olduğu, araçta yapılan incelemede vitesi boşta olduğu, el freninin çekik olduğu,ışık donanımlarının çalışır durumda bulunduğu, debriyaj, gaz ve fren pedallarının sağlam ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiği olayda mahkemece kaza tespit tutanağı, hazırlık ve kovuşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporları ile İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporları doğrultusunda, sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.