İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3774 Karar: 2025/2103 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3774 K.2025/2103

12. Ceza Dairesi 2024/3774 E. , 2025/2103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/740 E., 2024/752 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3774 E. , 2025/2103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/740 E., 2024/752 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3774 E. , 2025/2103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/740 E., 2024/752 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanık ... hakkındaki 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikteki hükme yönelik katılanlar vekilince suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunulmasından dolayı sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin yanı sıra sanık ... hakkındaki hükmün de temyiz edilebilir olduğu gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tebliğname'de kararları temyiz edenler arasında gösterilen katılan ... ile ilgili olarak adı geçen katılanın kendisinin ya da vekilinin temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçundan, sanık ...'ın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; olayın meydana gelmesinde kusurları bulunan diğer sorumlular hakkında da kamu davası açılması sağlanarak, kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sanıklar hakkında olası kastla öldürme suçundan, sanıkların eylemlerinin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmemesi hâlinde ise sanıklar hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ... hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulandığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; olayın meydana gelmesinde kusurları bulunan diğer sorumlular hakkında kamu davası açılması sağlanmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak kusuru bulunmayan sanık hakkında, eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İstanbul ilinde ikamet eden ... ve ... çiftinin, İstanbul ilinde düğünlerini yapıp, 12.03.2023 Pazar günü öğlen saatlerinde, Nevşehir ili, Ürgüp ilçesi, ... beldesinde bulunun ... Otel isimli otele balayı ve tatil yapmak amacıyla geldikleri, otel binasının sahibinin dava dışı ... olduğu, ancak otelin ... Otel Limited Şirketi tarafından işletildiği ve bu şirketin %50 payla kurucu ve ortakları sanık ... ile dava dışı ... isimli şahıs olup, şirketi münferiden temsile yetkili kılınan sanık ...'ın aynı zamanda otelin sorumlu müdürü ve diğer sanık ...'nun otelin işletme müdürü oldukları, sanık ... ile dava dışı ...'nun ise resepsiyonist (ön büro elamanı) olup, sanık ...'ın gündüz, dava dışı ...'nun ise gece saatlerinde çalıştıkları, ayrıca aşçı, garson ve kat görevlisi olmak üzere üç personelin daha çalıştığı otelde, kömürlü kazan ısıtma sisteminin bulunduğu ve kazan dairesi ile genel olarak resepsiyonistler ile otel işletme müdürünün ilgilendiği, ... ve ... çiftinin, 12.03.2023 Pazar günü saat 13.21 sularında otelin kendilerine tahsis edilen 106 numaralı odasına giriş yaptıkları, saat 19.55 sıralarında otelden dışarı çıkıp, saat 23.00 sıralarında odalarına döndükten bir süre sonra, o günün gecesi yani 13.03.2023 Pazartesi gününün ilk saatlerinde ...'ın rahatsızlandığı, saat 00.34'te 112 acil sağlık hizmetleri ekibi tarafından sedye ile odadan dışarı çıkarılıp, ambulans ile Ürgüp Devlet Hastanesine götürüldüğü, yapılan muayenesinde hipotansiyon (tansiyon düşüklüğü) tanısı konulduğu, karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesi uyandıran bir duruma rastlanmadığı ve saat 01.07 sıralarında taburcu olduğu, hastaneden dönen ... ve ... çiftinin gece saat 01.58'de 106 numaralı odalarına giriş yaptıkları, ...'ın saat 02.03'te odadan çıkmadan odanın kapısını açıp, kapıyı açık bıraktığı, saat 02.05'te ise odanın kapısının kapatıldığı, odanın kapısı son olarak bu saatte açılıp kapanmış olup, sabah 09.04'te dava dışı resepsiyonist ...'nun kapıyı çalıp, kapının önünden ayrıldığı, 12.03.2023 Pazar günü öğlen saatlerinde kazan dairesine inen sanık ... tarafından da fark edilmesine ve saat 12.30 sıralarında diğer sanık ...'ya da bildirilmesine rağmen bacasının çekme sorunu olduğu anlaşılan kazanın 13.03.2023 Pazartesi günü de yakıldığı, yandığı sırada rüzgarın etkisi ile tütmeye başladığı, tütmesine rağmen yakılmaya devam edildiği, rüzgarın etkisi ile tütmenin arttığı ve bodrum kattaki kazan dairesinin zemin kata çıkan merdivenlerinin bulunduğu bölümünden yukarı doğru zemin kattaki avluya dumanların biriktiği, yine bodrum katta bulunan kazan dairesinin zemin kata çıkan merdivenlerinin tam karşısında zemin katta bulunan 106 numaralı odaya kazan dairesinden yükselerek çıkan ve avluda biriken karbonmonoksit gazının odanın avluya bakan kapı ve pencere kenarlarından, pencerenin üst kısmında bulunan havalandırma menfezinden dolduğu, odanın içinde asma katta bulunan yatak odasına doğru yükseldiği ve burada birikerek, ... ve ... çiftinin karbonmonoksit gazı zehirlenmesine bağlı olarak, 13.03.2023 Pazartesi günü saat 02.05 ila 15.17 arası bir zaman diliminde ve meteoroloji raporuna göre gece havanın lodos rüzgarlı olduğunun belirtilmesi karşısında kuvvetle muhtemel gece saatlerinde, ölmelerine sebep olduğu, Gece kazan dairesinin tütmesi ve bacanın çekmemesi nedeniyle o gün yani 13.03.2023 Pazartesi günü ölenlerin kaldığı 106 numaralı odanın dış cephesine bitişik kazan dairesinin baca kısmında otel idaresince rutin olduğu belirtilen baca temizliğinin yaptırıldığı, saat 13.51'de sanık ... ile baca temizliği için gelen ... ve ... isimli şahısların kazan dairesine indikleri, ancak kalorifer yandığı için temizliğe başlayamadıkları, kaloriferin söndüğünün bildirilmesi üzerine saat 16.00 sıralarında tekrar otele gelen adı geçen şahısların, aynı saatte temizliğe başladıkları ve saat 17.30 sıralarında temizliği bitirdikleri, Ertesi gün yani 14.03.2023 Salı günü sabah saatlerinde ölenlere Kapadokya gezisi için katılacakları tur şirketi tarafından ulaşılamaması üzerine oteldeki görevlileri bilgi verildiği ve saat 09.30 sıralarında ölenlerin odalarında ölü olarak bulundukları, aynı gün AFAD personelleri, makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan beş kişilik heyet tarafından söz konusu otel odasında karbonmonoksit gazı ölçümü yapıldığı ve bu ölçüme dair 14.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu başlıklı tutanakta "Sonuç olarak CO ölçüm cihazının ölçtüğü değerlere göre oda içerisine CO sızıntısı olduğu tespit edilmiştir." açıklamasına yer verildiği, otopsi raporlarına göre de ...'ın kanında %74,6 ve ...'ın kanında %65,2 HbCO (karboksihemoglobin) tespit edildiği ve adı geçenlerin ölümünün karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu otel odasında bulunduktan önceki 18 - 36 saatlik zaman aralığında meydana geldiğinin belirlendiği, dolayısıyla ... ve ... çiftinin, otel odasında kaldıkları sırada karbonmonoksit gazına maruz kalarak zehirlenme sonucu öldükleri ve otelin kazan dairesinden sızan karbonmonoksit gazı ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunduğu, Öte yandan ölenlerin 13.03.2023 Pazartesi günü saat 02.05 ila 15.17 arası bir zaman diliminde öldükleri ve baca temizliğinin aynı gün saat 16.00 - 17.30 saatleri arasında yapıldığı dikkate alındığında baca temizlik işi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunmadığı, ayrıca soruşturma evresinde yüksek makine mühendisi - kaynak mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi, mimar, Afad görevlileri - arama ve kurtarma teknisyenleri tarafından teknik hususlarla ilgili olarak düzenlenen 24.07.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda 106 numaralı odaya dış cepheden bitişik kazan dairesi bacasından gaz sızması olabileceğinin ifade edilmesi nedeniyle bu konudaki tereddütleri gidermek için kovuşturma evresinde keşif yapıldığı, keşif sonucu düzenlenen 06.12.2023 tarihli raporda belirtildiği üzere, keşif esnasında kalorifer kazanının yaklaşık üç saat gibi uzun süre yanmasına rağmen 106 numaralı oda içerisine duman ve CO (karbonmonoksit) gazı birikimi olmadığının tespit edildiği, ölenlerin kaldığı tarihten önceki günlerde söz konusu odada kalan müşterilerle yapılan telefon görüşmelerinde de müşterilerin böyle bir şikâyetlerinin olmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla 106 numaralı odaya dış cepheden bitişik baca duvarlarından karbonmonoksit gazı sızmasının olmadığının belirlendiği, Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen olayda, soruşturma evresinde ... Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciği Bölümü'nde görevli 2 öğretim üyesi tarafından düzenlenen 21.08.2023 tarihli ve kovuşturma evresinde inşaat yüksek mühendisi ile elektrik mühendisi (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen 29.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporları ile dosya kapsamına göre, oteli işleten şirketin sahibi ve otelin sorumlu müdürü olan sanık ...'ın, işyeri için risk değerlendirmesi yaptırmayarak, kazanı periyodik olarak kontrol ettirmeyerek, kazanı yakan çalışan için kazan yakma belgesi aldırmayarak, personele gerekli eğitimleri verdirmeyerek, kazan bacası temizliğini zamanında yaptırmayarak, duman ve karbonmonoksit dedektörlerini bulundurmayarak, iş sağlığı ve güvenliği genel kaidelerine uymayarak, kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranması nedeniyle asli kusurlu olduğu, otel işletme müdürü olan sanık ...'nun, kazanın periyodik kontrollerini yaptırmayarak, kazan bacası temizliğini zamanında yaptırmayarak, kazanı yakan kişilere kazan yakma belgesi alınması için gerekli çalışmaları yapmayarak, kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranması nedeniyle tali kusurlu olduğu, Sanıklar ... ve ...'nun eylemleri ile ilgili olarak olası kast ya da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı bakımından yapılan değerlendirmede; her ne kadar 13.03.2023 Pazartesi günü gece saatlerinde ...'ın hastaneye gidip gelmesine rağmen bu durumdan şüphelenilmeyip gerekli tedbirlerin alınmaması, havanın lodoslu olduğu belediyece ilan edildiği hâlde kazan dairesinin yakılması, kazanın arızalı olması, bacanın çekmemesi, baca temizliği yapıldığı sırada ... ve ... çiftinin yaşamakta olma ihtimalleri bulunmasına rağmen kontrol edilmemeleri ve benzeri nedenlerle sanıkların eylemlerinin olası kast kapsamında kaldığı iddia edilmiş ise de ...'ın o gece rahatsızlanıp hastaneye götürüldüğünde yapılan tedavisi esnasında zehirlenme bulgusuna dair emarelere rastlanamadığı, aynı odada birlikte kalan ... ve ... çiftinden sadece ...'ın rahatsızlandığı, ayrıca otel idaresinden herhangi birinin ... ve ... çifti ile hastaneye gitmediği gibi, ...'ın tedavisine ilişkin teşhisin hastane tarafından veya ... ve kocası tarafından otel idaresine bildirildiğine dair herhangi bir delilin de olmadığı, kaldı ki ...'ın tedavisi esnasında gaz zehirlenmesi şüphesi tanısı konulmuş olsa idi ... ve ... çiftinin otele dönüşte bu durumu bilerek aynı odada kalmalarının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, özetle ...'ın o gece hastaneye gidip gelmesindeki rahatsızlığının olayla bağlantısının kurulamadığı, ayrıca baca temizliğinin ölüm saatinden sonra yapılması nedeniyle bu durumun da olayla bağlantısının kurulamadığı, yine söz konusu 106 numaralı odaya dış cepheden bitişik kazan bacası duvarlarından karbonmonoksit gazı sızmasının olmadığı, beş yıldır otel olarak işletildiği belirtilen bu otelde ve söz konusu odada bu olaydan başkaca benzer bir olayın olmadığı ve otelcilik faaliyetine devam edilmesinde yüksek risk oluşturan başkaca tespit ve durumlara da rastlanmadığı hususları göz önüne alındığında, turizm amaçlı işletilen otelin işletilmesinde ve bu amaçla kazanın yakılması sırasında 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik, Turizm Yatırım İşletme ve Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik gibi turizm mevzuatından ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndan kaynaklanan ve ayrıntıları bilirkişi raporlarında belirtilen sorumlulukların yerine getirilmeyip, ihmal edilerek, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu, kazan dairesindeki bakımsızlık ve o anki hava şartlarının da eklenmesi ile ortaya çıkan olayda, sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranak öngöremedikleri ölüm neticesini gerçekleştirdikleri kanaatine varıldığı, ölüm sonucunun öngörülebilir olduğuna veya neticenin öngörülebilir olmasına rağmen olursa olsun düşüncesi ile hareket edildiğine dair delillerin dosyada mevcut olmamasından dolayı gerek olası kastın gerek bilinçli taksirin yasal unsurlarının oluşmadığı, sanıklar ... ve ...'nun eylemlerinin basit taksir düzeyinde kaldığı, Diğer taraftan her ne kadar söz konusu otelde resepsiyonist (ön büro elamanı) olarak çalışan sanık ... hakkında da soruşturma evresinde düzenlenen 21.08.2023 tarihli rapora istinaden kusurlu olduğu gerekçesi ile taksirle öldürme suçundan kamu davası açılmış ise de kovuşturma evresinde düzenlenen 29.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda resepsiyon görevlisi olarak vardiyalı çalışan sanık ...'ın kazan konusunda bir eğitimi olmamasına rağmen işverence görevlendirilmesi nedeniyle olayda bir kusuru olmadığının belirtildiği, olayın meydana gelmesinde iş sağlığı ve güvenliğindeki ihmaller, tedbirsizlikler, dikkatsizlikler ve eksikliklerde yönetimsel hiyerarşi gereği daha üst konumda olan diğer iki sanığın sorumlu olduğu, sanık ... ve sanık ...'ın herhangi bir eylemi ile ölüm olayı arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı ve sanık ...'ın üzerine atılı suç açısından taksirinin bulunmadığı, Aynı şekilde her ne kadar oteli işleten ... Otel Limited Şirketi'nin %50 payla kurucu ve diğer ortağı olan dava dışı ... hakkında kovuşturma evresinde düzenlenen 23.01.2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda kusurlu olabileceği ihtimalli olarak belirtilmiş ve buna istinaden taraflarca bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edilmiş ise de ek bilirkişi heyet raporunda ...'ın sadece maddi ortaklık değil, yönetimsel bir uğraşısının bulunması hâlinde sanık ... ile birlikte olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olacağının belirtildiği, sanık ...'ın ise bu hususa ilişkin olarak duruşmada alınan beyanında; ...'ın Antalya'da yaşadığını, ara sıra uğradığını, kendisinin Nevşehirli olması nedeniyle söz konusu otelle kendisinin ilgilendiğini ve resmiyette sorumlu müdürün kendisi olduğunu ifade ettiği, resmi belgelerde de sorumlu müdürün sanık ... olduğu, otel işletmesinde ve idaresinde ...'ın aktif bir rolünün bulunmadığı, ceza muhakemesindeki amacın maddi gerçeğe ulaşmak olduğu, sorumlu müdür olmayan ve yönetimsel olarak görevi bulunmayan bu şahsın maddi olarak şirkete ortak olmasının hukuk yargılamasında sonuca etkili olabilecekse de amacı maddi gerçeğe ulaşmak olan ceza yargılamasında tek başına sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla ... isimli şahıs ve bu şahsın herhangi bir eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı kurulamamasından dolayı adı geçen şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı, Yine kovuşturma evresinde düzenlenen 29.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda otel binasının sahibi olan dava dışı ...'ün tali kusurlu olduğu belirtilmiş ve buna istinaden taraflarca bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edilmiş ise de sanık ...'ın savunmasında yaklaşık beş yıldır burayı kiralık olarak işlettiğini beyan ettiği, beş yıldır otel olarak işletildiği belirtilen bu otelde ve söz konusu odada bu olaydan başkaca benzer bir olayın olmadığı, ayrıca kovuşturma evresinde yapılan keşifle söz konusu odaya dış cepheden bitişik kazan bacası duvarlarından karbonmonoksit gazı sızması olmadığının belirlendiği, olayın otelcilik faaliyeti sırasında otel işletenlerinin ihmal ve kusurları ile olumsuz hava şartlarının bir araya gelmesi ile meydana geldiği, bilirkişi raporunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesindeki bina malikinin sorumluluğuna ilişkin düzenleme gereği sorumluluk verildiği, bu sorumluluğun hukuki sorumluluk kapsamında olduğu, ceza muhakemesindeki amacın maddi gerçeğe ulaşmak olduğu, otelcilik faaliyetinde bulunmayan bu şahsın binasını kiraya vermesinin hukuk yargılamasında sonuca etkili olabilecekse de amacı maddi gerçeğe ulaşmak olan ceza yargılamasında tek başına bu durumun sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla ... isimli şahıs ve bu şahsın herhangi bir eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı kurulamamasından dolayı adı geçen şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı, Sonuç olarak 2 kişinin ölümüne neden olan sanıklar ... ve ...'nun, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine, aynı suçtan hakkında kamu davası açılan sanık ...'ın ise 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği, Kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Soruşturma evresinde ... Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciği Bölümü'nde görevli 2 öğretim üyesi tarafından düzenlenen 21.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda yer alan; "Ürgüp Ticaret Sicili Müdürlüğü 2021-GD-115 sayılı Ticaret Sicil Tasdiknamesine göre 4224.03 meslek kodu ile ... Resepsiyon Görevlisi (Ön Büro Görevlisi) olarak anılmaktadır. ... Otel'de 14.03.2023 günü saat 9.17 civarı adli tip raporuna göre karbon monoksit (CO) gazından zehirlenerek vefat etmiş olarak bulunan, ... ve ... çiftinin 106 numaralı otel odasına kabulünü gerçekleştiren çalışandır. Diğer otel çalışanlarının da verdiği ifadelere göre, resepsiyon görevlileri kalorifer kazanına kömür atmaktan da sorumludurlar. Oysa, 10UMS0067-4 referans kodu ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun tanımladığı ulusal meslek standardına göre : Ön Büro Görevlisi (Seviye 4), özel ya da kamuya ait konaklama işletmelerinde günlük oda işlemlerini ve giriş-çıkış işlemlerini yapma, rezervasyon ve santral hizmetlerini yerine getirme, kasa ve gece raporlama işlemlerini yerine getirme, konuklara otel içi ve dışı faaliyetler hakkında bilgi verme, konuk istek ve şikâyetleri ile ilgilenme işlemlerini yürütme bilgi ve becerisine sahip kişidir. Bu durumda, astlardan görev tanımlarında olmayan bir işi herhangi bir sertifikaya sahip olmamalarına karşın yapmaları beklenmiştir." şeklindeki sanığın görev tanımına ilişkin açıklamalar, sanığın işverence görevlendirilmesi nedeniyle olayda bir kusurunun bulunmadığını dosyada mevcut delil durumuna uygun olarak açıklayan ve kovuşturma evresinde inşaat yüksek mühendisi ile elektrik mühendisi (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen 29.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile olayın oluş şekline göre sanığın beraatine dair kabul ve uygulamada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkındaki beraat hükmünün, "Resepsiyon görevlisi olarak vardiyalı çalışan sanık ...'ın kaleriför kazanı yakma konusunda bir eğitimi olmamasına, kazan yakma belgesi olmamasına rağmen, kazanı yakarak olayın öncelikli nedenlisi olup kusurlu olduğu gözetilmeden itibara uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak beraat kararı verilmesi" nedeniyle bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığa yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Olayın meydana geldiği otelde resepsiyonist (ön büro elamanı) olarak görev yapan dava dışı ..., oteli işleten ... Otel Limited Şirketi'nin diğer ortağı olan dava dışı ... ve otel binasının sahibi olan dava dışı ... isimli kişiler ile ilgili kamu davası açılıp açılmamasının, temyiz incelemesine konu edilen dava dosyası bakımından sübuta, kusur durumuna ve suçun nitelendirilmesine herhangi bir katkı sağlamayacağı gibi, ceza muhakemesinde, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılmasının genel kural, yargılamaların birleştirilmesinin ise istisna olduğu; ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 22/4. maddesinde, "Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir." ve aynı Kanun maddesinin 5. fıkrasında, "Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin, "... Otelin ön görevlisi ..., dosya kapsamında yer alan beyanlara göre 21.30-09.00 saatleri arasında otelde çalışıp mesai saatleri içerisinde kazan ile ilgilenmekte, sanık ... ile aynı yetki ve görevlere sahip olduğu gözetilerek dava konusu olayın ...'nun mesai saatleri içerisinde gerçekleşmiş olmakla kusur durumunun değerlendirilmemesi, eksik koğuşturma oluşturması, Otelin kazan dairesinin ve bacanın doğru bir şekilde fen ve bilim esaslarına uygun şekilde usulüne uygun inşa edilmemesi duman ve karbonmonoksit dedektörlerinin olmaması, bacasının tamiratının, yenilemesinin yapılmaması nedeni ile olaydan kusurları olan otel sahibi ... ile Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre ... Otel'in diğer ortağı Alparslan Ünsal, beyanlara göre otel işletmesine ortak olduğu anlaşılmakla hakkında suç duyurusu ile ek iddianame düzenlenmesi sağlanıp birlikte yargılama yapılmaması, eksik koğuşturma oluşturması" nedeniyle bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; dosyada mevcut bilirkişi heyet raporlarında da vurgulandığı üzere, otelin kazan dairesinin ve bacanın fen ve bilim esaslarına uygun ve doğru şekilde kurulum ve bakımlarının yapılmayarak, yanlış şekilde işletildiği, gerekli uyarı/ikaz levhalarının ve talimatnamelerin koyulmadığı, duman ve karbonmonoksit dedektörlerinin olmadığı, personele gerekli eğitimler verilmeyip, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasındaki; "(3) Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz." hükmüne aykırı şekilde personele kazan yakıcı/ateşçi belgelerinin aldırılmadığı, kazan dairesine inen sanık ... tarafından fark edilip, sanık ...'ya bildirilmesine ve sanık ...'ın da sanık ...'dan öğrenmesine rağmen bacasının çekme sorunu olduğu anlaşılan kazanın söndürülmediği, konumundan dolayı dumandan/gazdan etkilenebilecek olan ve yeterli havalandırma bulunmadığı belirlenen ölenlerin kaldığı odada, öncesinde karbonmonoksit dedektörleri koyulması gibi basit tedbirler alınmadığı gibi, olay tarihinde de ölenlerin hayatını etkilemesi muhtemel bir sorun söz konusu olmasına rağmen onlara hiçbir bilgilendirme yapılmadığı, aksine, lodos fırtınasına bağlı olarak soba ve doğal gaz kaynaklı zehirlenme riskinin bulunduğuna dair meteorolojik uyarılara ve bu konuda sanık ...'ın "Müteveffaların yerleştirildiği gün akşama doğru hava rüzgarlanmaya başladı, belediye de anons yapmıştı, 'lodoslu olacak' diye anons yapmıştı." şeklindeki savunmasında da ifade ettiği üzere belediye tarafından yapılan anonsa rağmen bacasının çekme sorunu olduğu anlaşılan kazanın yakılmaya devam edildiği göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar ... ile ...'nun, gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmamaları nedeniyle sübut bulan eylemlerinin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanıklar ... ile ... hakkında basit taksirle öldürme suçundan hükümler kurularak, suç vasfında yanılgıya düşülmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla