KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3846 E., 2025/3437 K.
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/208 E., 2024/294 K
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
397 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız ve ölçüsüz iletişimin tespiti tedbiri nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz istemi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş,
bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, faize hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/81792 Esas – 2015/74147 Karar sayılı ceza soruşturması kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yaklaşık 16 ay iletişimin tespiti, dinlenilmesi, kayda alınması tedbirinin uygulandığı, yapılan soruşturma sonunda 09.11.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, tedbir tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı,
kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak,