İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/4057 Karar: 2025/2703 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/4057 K.2025/2703

12. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2025/2703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2024/196 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üze

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2025/2703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2024/196 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üze

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2025/2703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2024/196 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklarlar ... ve ... müdafilerinin yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına ilişkin verilen kararlar, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ile katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile, katılanın temyiz isteminin yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz edilmesi gerekçesi ile reddine, sanıklara ilişkin verilen hükümlerin ise bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamı sonrası sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümler verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin yıkılan bina inşaatı için taahhütname dahi imzalamamış olduğuna, müvekkil bu binada yalnızca ek kısmın yapılmasıyla (en üst katla) ilgilenmiş olduğuna, müvekkilin somut olayda başkaca bir eylemi bulunmadığına, müvekkilin fenni mesullüğü kağıt üzerinde olup yalnızca ek kısım için olduğuna, müvekkilinin yıkılan binanın tamamı için fenni mesul olarak kabul edilmesinin dosyadaki bilirkişi kurul raporu da göz önüne alındığında mümkün olmadığına, 3194 sayılı İmar Kanununa göre müvekkilinin fenni mesul sayılmaması gerektiğine, 3194 sayılı kanunun 22. Maddesine uyulmadığından müvekkilin fenni mesullük görevi başlamamış olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, yalnızca ruhsat düzenlenmesi, mühendisi fenni mesul yapmadığına, dosyada bütün sanıklar için sorumluluk aynı düzeyde kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, inşaat mühendisi, yapı sahibi, belediye personeli olan sanıkların yaptığı eylemler aynı olmadığından kusurun da farklı olması gerektiğine, ancak bu hususta gerekli araştırma ve tespit yapılmadığına, müvekkilinin meydana gelen ölümlerden sorumlu tutulmaması gerektiğine, müvekkilin atılı suçtan sorumluluğu kabul edilse dahi suçun basit taksirle işlenen halinden sorumlu tutulması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; davaya konu tüm projeler yetkili Belediyece onanmış ve onaylanan bu projeler teknik uygulama sorumlusu tarafından imzalanmış olduğuna, müvekkilinin şantiye şefi olarak çalıştığı binanın yapım süresinden depremin gerçekleştiği zaman arasında 15 yıldan fazla bir sürenin geçtiğine, ayrıca, müvekkilin şantiye şefi olarak çalıştığı binanın yapım tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu gereği yapı ruhsatı 1995 tarihinde düzenlendiğinden eylemin zamanaşımına uğradığına, müvekkili hakkında beraat veya zamanaşımı dolayısıyla düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı olarak mahkumiyet hükmü tesisinin isabetsiz olduğuna, olay tarihinde meydana gelen depremde bazı evraklar kaybolduğuna, sübuta, "şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin müvekkili hakkında uygulanmadığına, yapı kullanma izin belgelerinin hiçbirinde müvekkilinin imzasının bulunmadığına, bu nedenlerle müvekkili sanığa verilen cezanın yerinde olmadığına, sanığın sorumluluğunun bulunmadığına, sanığın her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması halinde cezalandırılamayacağı ve sanık hakkında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi Kasımoğlu Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle Beyazıt Mahallesi 34 Ada 44 parselde bulunan, ölümü nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... adına kayıtlı 1997 yılında yapıldığı anlaşılan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu altı kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, ... Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekle birlikte 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın 1997 yılında inşa edildiğinin belirlendiği, binaya ait mimari, statik ve elektrik tesisat projeleri olduğu ancak statik hesap raporlarının olmadığı, apartmanın yapım yılına göre 1975 -Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, binaya ait yapı ruhsatında belirtilen kat yüksekliklerinin mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, binadaki beton yapısının heterojen yapıda olduğu, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'dan düşük olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu ve proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, beton numuneleri içinde standart dışı büyüklükte agregalar olduğu, sonuç olarak yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği, mahkemece hükme esas alınan 31/12/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda: "Soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu depremde yakılan ... Apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklerle bilirkişi kurulumuzca da itibar edildiği, yapı sahibi ve aynı zamanda yapının müteahhiti olan ...'ün binanı yapımından sorumlu olduğu halde yürürlükteki imar kurallarına uygun bir inşaat yaptırmamasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla binanın yıkılmasından dolayı bilinçsiz taksirini varlığından bahsetmek gerektiği, sanık ... ve ...'nın yıkılan binanın sırası ile ilk kısmının ve ilave inşaatının fenni mesulü oldukları, bu konuda taahhütname verdikleri, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmedikleri, dolayısıyla binanın yıkılmasına deden olan imalat hatalarından sorumlu oldukları, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışlarının müessir olduğu, binanın teknik takip işlerini ve projelerini kendisinin yaptığını; o dönemde tekniker olduğu için imza atamadığından dolayı ...'ın imza attığını beyan eden ve diğer sanıklar tarafından da bu beyanları doğrulanan sanık ...'ın teknikerlik sınırlarını aşarak yapının inşaat mühendisliğini ve denetçiliğini üstlendiği, dolayısı ile binanın yıkılmasında müessir olan yapım hatalarından dolayı sorumlu olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmek mümkün olmadığından sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, buna göre somut olayda meydana gelen neticeler bakımından birden fazla kişinin taksirli davranışlarının müessir olduğu ve bu nedenle sanıkların sorumluluklarının belirlenmesinde Türk Ceza Kanununun taksirli suçlarda şahsi sorumluluk esasını düzenleyen " birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir." şeklindeki 22. Maddesinin beşinci fıkrasının göz önünde bulundurulması gerektiği, görüş ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği, mahkemece kusurlu olduğu kabul edilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına ilişkin verilen kararlar, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ile katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile; "...I-Katılanın temyiz talebinin incelenmesinde; Katılanın yokluğunda verilen 04/02/2016 tarihli hükmün, 03/03/2016 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat kendisine tebliğ edildiği, katılanın da hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 14/03/2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE; II- Sanık ... müdafii, sanık ... ile sanık ...'ın temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ..., sanık ... ile sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Van ili, Erciş ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Beyazıt Mahallesi 34 Ada 44 parselde bulunan, ölümü nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... adına kayıtlı 1997 yılında yapıldığı anlaşılan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu beş kişinin öldüğü olay sebebiyle, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kamu davası açılırken, aynı apartmanın yıkılması sırasında ölen Mihraç Sona'nın ismine iddianamede yer verilmediği, diğer ölen beş kişi yönünden sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, akabinde temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3293 numaralı ve 01/07/2020 tarihli iddianamesi ile aynı apartmanın çökmesi sonucu ölen Mihraç Sona'nın ölümü sebebiyle aynı sanıklar hakkında Erciş Ağır Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı ve mahkemenin 2020/142 numaralı esasını aldığı anlaşılmakla; bu dosyanın akıbetinin araştırılması sonucu her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesi akabinde tüm sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçeler ile katılanın temyiz isteminin yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz edilmesi nedeniyle reddine, sanıklara ilişkin verilen hükümlerin ise bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamı sonrası sanıkların savunmaları alınmış ve binayı inşa ettikleri tarihte yürürlükte olan ilgili yönetmelik de belirtilen şartları sağlamayan malzemeleri inşaatte kullanmalarının, 1. Dereceden deprem kuşağında olduğu bilinmesine rağmen hasar ve yıkımlara neden olabileceği düşünülmeksizin bina yapılacak yerin jeolojik yapısının dikkate alınmadan zayıf nitelikli zeminlere inşaat yapılmasının, malzeme ve işçilikte ucuza kaçılmasının, gerek proje gerek inşaat aşamasında teknik eleman, mimar ve mühendislerden yeterince yararlanılmamasının, gerekli kontrollerin (bina sahibi, müteahhidi,yapı denetim vs tarafından) yapılmamasının, bina tasarımından bina üretim sürecine kadar birçok süreçte hatalar olmasının bina yaptıran kişiler tarafından öngörülebilir nitelikte olacağı,dolayısıyla deprem nedeniyle binaların yıkılabileceği ihtimalini öngörebilecekleri kabul edilmiş ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece sanıklar hakkında tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçeli karar başlığında ... Apartmanında ölenlerin isimleri yerine dosya ile ilgisi olmayan ölenlerin isimlerine yer verilmesi, katılanların isimlerinin yazılmamış olması ve suç tarihinin 21.10.2011 olarak hatalı yazılması ile gerekçeli karar içeriğinde "sanık ... Bayramın ise, söz konusu binanın müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde" ibarelerine yer verilerek hükümde karışıklığa neden olunmasının, mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 04/02/2016 tarihli ve sanıkların neticeten 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ile katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile, katılanın temyiz isteminin yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz edilmesi gerekçesi ile reddine karar verildiği, bu nedenle hükümlerin aleyhe temyiz edilmediği anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak sebebiyle ilk hükümde sanıklar hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, bozma kararı sonrası sanıklar aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan, "Bozma ilâmı öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 15.200,00 TL adli para cezasına ilişkin sanıkların kazanılmış haklarının infazda gözetilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla