Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4088 E. , 2025/2339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/423 E., 2024/310 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine ya
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4088 E. , 2025/2339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/423 E., 2024/310 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 53/1, 53/6. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/3-1.a. maddeleri uyarınca 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararların, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2019 tarihli ilâmıyla sanık hakkında verilen kararların bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen kararların, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ilâmıyla; sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 1 ay 10 gün süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; haksız tahrik indirimin yapılması gerektiğine, bu husus hiç değerlendirilmeden müvekkilinin kusurunun arttırılması ve cezalandırılmasını kabul etmediklerine, müvekkilinin alkollü olmasının kaza ile arasında bağlantı olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, diğer sürücülerin kusuru incelenmeden verilen kararın yasaya aykırı olduğuna, olayın aydınlatılmasında ve eylem ile sonuç arasında somut ve kesin bir ilişki kurulmasına vesile olacak talepler değerlendirilmeden, ek rapor alınmadan, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiğine, savunma haklarının kısıtlandığına, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi talebine mahkeme aksi kanaatteyse tüm kanuni ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanarak ceza indiriminin yapılması yönünde inceleme yapılarak karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, saat 20:00 sıralarında, 1,47 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, aydınlatması olmayan, iki yönlü, 7,20 metre genişliğinde, yağmurlu, ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...’ın sürücülüğünü yapmış olduğu minibüsün kendisine yol vermesi gerektiği halde vermediğini düşünen sanığın minibüsü solladıktan sonra önüne geçerek yolu kapatmak suretiyle minibüsü durdurmaya çalıştığı, ilk iki seferde başarılı olamayan sanığın üçüncü kez minibüsü solladıktan sonra sanığın otomobili ile yolu kapatıp minibüsün geçmesini engelleyecek şekilde yolun ortasına park ederek aracından indiği, minibüs şoförü ... ile tartıştığı sırada karşı istikametten gelen ve hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'ın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile yolda kendisine ayrılan bölümün kapatılmış olması ve geçecek bir yer bulamaması nedeniyle geç farkına vardığından, fren mesafesinin çok kısaldığı, bu nedenle yolun ortasında zorunlu olarak park halinde bulunan ...’a ait minibüsün sol kısmına kamyonetin sol ön kısmı ile çarpması sonucu, araç şoförleri ..., ... ile ...‘ın aracında yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04.05.2015 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve 5237 sayılı TCK'nın 89/1 ve 179/3-2. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından mahkûmiyetine ilişkin verilen kararların sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2019 tarihli ilâmıyla; "...Olay günü, saat 20.00 sıralarında, meskun mahal dışında, aydınlatması olmayan, iki yönlü, 7,20 metre genişliğinde, yağmurlu havada ıslak asfalt yolda, 1,47 promil alkollü vaziyette olan sanık idaresindeki otomobil ile Tatarköy istikametinden Lüleburgaz istikametine doğru seyir halindeyken hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...’ın sürücülüğünü yapmış olduğu minibüsün kendisine yol vermesi gerektiği halde vermediğini düşünen sanığın minibüsü solladıktan sonra önüne geçerek yolu kapatmak suretiyle minibüsü durdurmaya çalıştığı, ilk iki seferde başarılı olamayan sanığın üçüncü kez Tatarköy yolu üzerinde minibüsü solladıktan sonra sanığın otomobili ile yolu kapatıp minibüsün geçmesini engelleyecek şekilde yolun ortasına park ederek aracından indiği, hakkında takipsizlik kararı verilen minibüs şoförü ... ile tartıştığı sırada karşı istikametten gelen ve hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'ın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile yolda kendisine ayrılan bölümün kapatılmış olması ve geçecek bir yer bulamaması nedeniyle geç farkına vardığından fren mesafesinin çok kısaldığı, bu nedenle yolun ortasında zorunlu olarak park halinde bulunan ...’a ait minibüsün sol kısmına kamyonetin sol ön kısmı ile çarpması sonucu araç şoförleri ... ve ..., ...‘ın aracında bulunan iki kişi ile ...'ın eşinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları olayda; trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/2. maddesinde kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçları kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise iki kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ''hüküm verilmesine yer olmadığına'' kararı verilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre ise; 1-Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükümde TCK'nın 51. maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği halde yasal olmayan gerekçe ile erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 2-Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün B ile ifade edilen 4. bendinde gün para cezası miktarının 50 gün yerine 25 gün olarak yazılması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen kararların, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ilâmıyla; "...I-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında açılan davada, hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karara yönelik katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Hüküm kurulmasına yer olmadığına (hüküm verilmesine yer olmadığına) ilişkin kararın CMK'nın 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında yer almaması sebebiyle temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II-Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; Bozma ilamına fiilen uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Olay günü, saat 20:00 sıralarında, 1,47 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, aydınlatması olmayan, iki yönlü, 7,20 metre genişliğinde, yağmurlu, ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...’ın sürücülüğünü yapmış olduğu minibüsün kendisine yol vermesi gerektiği halde vermediğini düşünen sanığın minibüsü solladıktan sonra önüne geçerek yolu kapatmak suretiyle minibüsü durdurmaya çalıştığı, ilk iki seferde başarılı olamayan sanığın üçüncü kez minibüsü solladıktan sonra sanığın otomobili ile yolu kapatıp minibüsün geçmesini engelleyecek şekilde yolun ortasına park ederek aracından indiği, minibüs şoförü ... ile tartıştığı sırada karşı istikametten gelen ve hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'ın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile yolda kendisine ayrılan bölümün kapatılmış olması ve geçecek bir yer bulamaması nedeniyle geç farkına vardığından, fren mesafesinin çok kısaldığı, bu nedenle yolun ortasında zorunlu olarak park halinde bulunan ...’a ait minibüsün sol kısmına kamyonetin sol ön kısmı ile çarpması sonucu, araç şoförleri ..., ... ile ...‘ın aracında yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04.05.2015 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; sanığın beş kişinin kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği ve katılanların her aşamada sanık ...'den şikayetçi olduklarını belirtmeleri karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 89/4. maddesi kapsamında olduğu ve birden fazla kişinin yaralanması nedeniyle TCK'nın 89/4. maddesi gereğince taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Kaza anında 1,47 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, 3-CMK'nın 231/11. maddesi hükmünde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının belirtilmesine rağmen, hakkında taksirli suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilen sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanması için mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 4-Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 1 ay 10 gün süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve sanığın neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, sanığın neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına, "16.12.2019 tarihli bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.