İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/4110 Karar: 2025/6125 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/4110 K.2025/6125

12. Ceza Dairesi 2024/4110 E. , 2025/6125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/241 E. 2024/336 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davac

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/4110 E. , 2025/6125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/241 E. 2024/336 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davac

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/4110 E. , 2025/6125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/241 E. 2024/336 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız göz altı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın göz altı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 14.353,47 TL maddi ve 18.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline ilişkin hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacının tazminata konu ceza davasında ''nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'' suçlarından beraatına karar verilmiş ise de, tutuklanmasına neden olan suçlardan "eziyet" suçuna ilişkin yapılan yargılama sonucunda eyleminin yaralama suçu kapsamında kaldığının kabulü ile şikayet yokluğundan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, tutuklandığı bir kısım suçtan hakkında düşme kararı verilmiş olmakla 5271 sayılı CMK’nın 144/1-c. maddesi gereğince tazminat haklarının doğup doğmadığı ve davanın reddine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle hükmün kaldırılarak, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmonulmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.03.2024 tarih ve 2022/1352 Esas - 2024/1296 Karar sayılı ilamıyla: " davacının dava dilekçesinde beraat ettiği suçlardan dolayı tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamına göre, davacının Eziyet etme, Cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma ve Nitelikli cinsel saldırı suçlarından aynı sorgu ile tutuklanmasına karar verilip, ayrı ayrı tutuklama müzekkeresi düzenlendiği, Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yazı cevaplarına göre, davacının Eziyet etme, Cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından da tutukluluğunun infaz gördüğünün bildirildiği, ancak davacı hakkında Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2018 tarihli 2018/77 sayılı sorgusuyla Nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen tutuklama kararına ilişkin düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediğine yönelik araştırılma yapılmadığı, Eziyet etme suçundan eylemin kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ile sanık hakkında düşme kararı verilmekle birlikte, tutuklandığı Cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma ve Cinsel Saldırı suçlarından yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği anlaşılmakla; davacının tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, bahse konu her üç suç yönünden verilen tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediğinin ilgili ceza infaz kurumundan sorularak tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi, davacının beraat ettiği Cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma ve Cinsel Saldırı suçlarından verilen tutuklama müzekkerelerinin infaz edilmiş olması halinde ise bu suçlar bakımından Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci madde ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 14.353,47 TL maddi ve 18.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklanmasına kendi eylem ve beyanları sonucu sebebiyet verdiğinden tazminat isteme koşulları oluşmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/345 Esas 2019/93 Karar sayılı ceza dava dosyasında, davacının 07.05.2018 tarihinde cinsel saldırı, yaralama ve alıkoyma suçlarından yakalanarak göz altına alındığı, Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.05.2018 tarih ve 2018/815 sayılı sorgusuyla adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildiği, Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2018 tarih ve 2018/851 Diş sayılı tutuklamaya yönelik yakalama kararına istinaden yeniden yakalanan davacının Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2018 tarihli 2018/77 sayılı sorgusuyla eziyet etme, cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, 30.01.2019 tarihinde atılı suçlardan tahliye edildiği, davacı sanık hakkında Eziyet etme, Cebir tehdit ve hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma, Nitelikli cinsel saldırı suçlarından yapılan yargılama neticesinde Nitelikli cinsel saldırı ve Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı, Eziyet suçunun suç vasfının değişerek kovuşturulması şikayete bağlı olan TCK'nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı, müştekinin kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği, davacı hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 73/4, 86/2 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verildiği, beraat ve düşme kararlarının 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gözaltında kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsubunun yapılmadığı, davacı tarafından nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet etme suçlarından verilen tutuklama müzekkerelerinin infaz görmediği ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı ve davacı vekillerinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının dava dilekçesinde haksız gözaltı nedeniyle de tazminat talep ettiği, dosya kapsamına göre de davacının 07.05.2018 tarihinde yakalanarak göz altına alındığı, Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.05.2018 tarih ve 2018/815 sayılı sorgusuyla adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildiği, davacının Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2018 tarih ve 2018/851 D.iş sayılı tutuklamaya yönelik yakalama kararına istinaden 10.05.2018 tarihinde tutuklandığı anlaşılmakla; davacının gözaltında kaldığı 07.05.2018- 08.05.2018 tarihleri ve tutuklu kaldığı 10.05.2018 - 30.01.2019 tarihleri arasındaki her iki koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "14.250,06" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "14.367,85" TL olarak tayin edilmesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmolunması, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla