İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/4138 Karar: 2025/5484 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/4138 K.2025/5484

12. Ceza Dairesi 2024/4138 E. , 2025/5484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2492 E., 2020/634 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/4138 E. , 2025/5484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2492 E., 2020/634 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/4138 E. , 2025/5484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2492 E., 2020/634 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık Erkanın yüzüne karşı verilen hükümde temyizin tebliğden sonra yapılacağı belirtildiğinden sanığın yanıltılması nedeniyle 26.06.2020 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı 17.06.2020 tarihinde yapmış olduğu temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda sanık hakkında temel cezanın artırımı sırasında hesap hatası yapıldığı gerekçesi ile ilgili bölümlerin hükümden çıkarılarak yerlerine "Sanık ...'un eylemini kamu görevlisi sıfatı ile görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasından TCK'nun 137/1-a maddesi uyarınca cezasının yarı oranında artırım yapılarak 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ve Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın delilsiz ve gerekçesiz olduğuna, suçsuzluk karinesinin ihlal edildiğine, verilen cezanın suç ve cezada eşitlik ve kanunilik ilkesine aykırı olduğuna, mağdurun rızası dahilinde eylemi gerçekleştirdiğine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, yasak delilin hükme esas alınamayacağına sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, mağdurun rızası kapsamında eylemin işlenmesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, tesadüfen elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, görevinin gereklerine aykırı hareket etmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/23792 soruşturma numaralı dosyasında, temyiz dışı sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan soruşturma yürütüldüğü ve hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulandığı, iletişim sırasında ...'in görüştüğü 3. kişiden hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı hususunda bilgi ve yardım istemesi üzerine görüştüğü hattın sanık ...'a ait olduğunun tespit edildiği, kolluk tarafından görüşmenin içeriğinden de yola çıkılarak sanık ...'in görüştüğü kişinin Gebze Adliyesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan ve kendisinin UYAP ekranları içersinde yer alan Hazırlık Bürosu rolü olmayan sanık ... olduğunun anlaşılması üzerine Başsavcılığında bilgisi halinde ... ile ... arasındaki görüşmelerinin izlemeye alındığı, Sanıklar ... ile ... arasındaki 12/02/2018 tarihli telefon görüşmesinin içeriği incelendiğinde; her ikisinin beyanda geçen mağdur ...'ün adli sicil kaydının Uyap sisteminden çıkartılarak sanık ...'e ... ilişkin görüşme kayıtlarını içerdiği, sanığın Gebze Adliyesinde adli sicil kaydını çıkartmak ve ilgilisine vermeye yetkili kamu görevlisi olmasının yarattığı kolaylıktan ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle mağdura ait Adli Sicil Kaydını çıkardığı, akabinde bunu diğer sanık ...'a teslim ettiği, bu hususun sanık ...'ın "...'i kendisine mal satığımdan dolayı tanırım, ... u nereden tanıdığını bilmiyorum, ... bey beni arayarak benden para istiyordu, tehdit ediyordu, bende bunun üzerine ... a danıştım, ... in ehliyetsiz araba kullandığını, askere gitmediğini söyledim, şikayeti olmak için ne yapmam gerektiğini sordum, bu konuşmalarıma yanımda çalışan ... hanımda şahittir, 3-5 gün sonra ... elinde sabıka kaydı ile geldi bende bunu ne yapacağımı sordum, çıkarabileceğinin sadece bu olduğunu söyledi..."şeklindeki ve sanık ...'un "... ben ... hakkında yakalamya bakmadım, adli sicil kayıtları benim ek görev olarak yaptığım bir iştir, ... benden tanerin adli sicil kaydını istedi diye hatırlıyorum..." şeklindeki ikrarı ile tanık ...'nin "..... çok sık olmamakla beraber işyerine gelip giderdi, iş yerine bir kez elinde A4 kağıdıyla geldi.." şeklindeki beyanı, Adli Sicili ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 21/03/2018 tarihli ve 13524483.13-37868-2018/28442/18055 sayılı cevabi yazısı ve ekindeki inceleme raporu ile ekran çıktısı şeklindeki log kayıtları ile mağdur ... ile ilgili 12/02/2018 günü 15:41 de Gebze Adliyesi Bilgi İşlem Merkezinde adli sicil sorgulamasının yapılıp çıktısının alındığı sorgu türü kısmına resmi kurum ibaresinin yazılmış olduğu, sorgulamayı yapan personel olarak sanık ...'un bildirildiği anlaşılmış olmakla, Her ne kadar mağdur ... soruşturma aşamasındaki beyanının aksine "...Ben ifademin arkasındayım, benim geçmişle ilgili unutkanlıklarım vardır ancak birisi hatırlattığında hatırlamaktayım, ben ... beye ifade verdikten sonra günlerce düşündükten sonra ... dan ehliyetim için adli sicil kaydı talebim olduğunu hatırladım..." şeklinde beyanda bulunmuş ise de gerek dosya içerisindeki tape kaydı gerekse sanıkların beyanları dikkate alındığında, ... ile mağdur arasında husumet bulunduğunun taraflarca dile getirilmiş oluşu nedeniyle mağdurun değişen beyanın sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kovuşturmada değişen beyanına itibar edilmemiş, sanık ...' un üzerine atılı " kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya verme " suçunu işlediğine yönelik vicdani kanaate varılmakla, sanık hakkında mahkumiyete karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 137/1-a maddesi uyarınca temel ceza üzerinden yapılan artırımda hesap hatası yapılması nedenle belirtilen hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri 5271 sayılı Kanunun 135 ila 138. maddelerinde düzenlenmiş olup, 135. maddede; iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi olmak üzere dört tedbire yer verilmiş, tedbirlerin yerine getirilme şartları ve usulü düzenlenmiş, bu konuya ilişkin verilecek kararların kapsamı ve uygulama süresine yönelik ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanununun 136. maddesinde, 135. maddede sayılan tedbirlerin uygulanmasına yönelik şüpheli veya sanığın müdafii için öngörülen istisnalar hüküm altına alınmış, 137. maddesinde telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarının ne suretle icra edileceği, kayda alınan iletişim muhtevasının yazıya dökülmesi, işlemlere son verilmesi ve iletişim içeriğine ilişkin kayıtların yok edilmesi ve ilgililere bilgi verilmesi hususları düzenlenmiş, 138. maddesinde ise tesadüfen elde edilen deliller konusu hükme bağlanmıştır. CMK'nun 135. maddesinin sekizinci fıkrası hüküm tarihi itibarıyla; "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91), 2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 3. İşkence (madde 94, 95), 4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), 5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142) ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158), 7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 8. Parada sahtecilik (madde 197), 9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç), 10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227), 11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235), 12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik (madde 241), 13. Rüşvet (madde 252), 14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282), 15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) , 16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316), 17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları. b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları. c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,39 d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar." şeklinde düzenlenmiş olup, sekizinci fıkrada iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin hangi suçlarda uygulanabileceği açıkça belirtilmiştir. Aynı kanunun "Tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 138. maddesinin ikinci fıkrası; "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135'inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir" şeklinde hüküm altına alınmıştır. CMK'nun 138. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan ve 135. maddenin sekizinci fıkrasında sayılan katalog suç yada suçlardan sayılmayan bir suça ilişkin elde edilen delil yasak delil kapsamında sayılacak ve hükme esas alınamayacaktır. Bu açıklamalar ışığında; temyiz dışı sanık ... hakkında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı sırada CMK'nın 135/8. maddesinde sayılan katalog suçlardan olmayan 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuna dair yasak delil niteliğindeki tape kayıtlarına istinaden başlanılan soruşturma ve kovuşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla