Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4243 E. , 2025/4578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/761 E. 2024/365 K. KATILANLAR : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Katılan Orm
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4243 E. , 2025/4578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/761 E. 2024/365 K. KATILANLAR : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Katılan Orman Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteği bakımından; 5271 Sayılı CMK'nın 298. Maddesi uyarınca Red Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği bakımından; Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan kurumlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Beyşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/288E., 2016/43K. sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde, 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. Karara karşı katılan kurumlar vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine; Dairemizin 05.10.2023 tarihli ve 2020/10093Esas, 2023/3687 Karar sayılı ilamıyla; " 1.Sanık hakkında II. derece doğal sit alanı içerisinde izinsiz olarak demir direk üzerine ahşaptan bahçe evi yaptığından bahisle 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası kapsamında, her ne kadar mahkemece yapının yere sabitlenmediği, zemine zarar vermediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile dava konusu yerin II. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sit alanına kalıcı zarar vermediği, ancak Koruma Kurulu'ndan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, sanığın eyleminin, sit alanı olduğunu bildiği alanda ilgili Kurul'dan izin almaksızın doğal sit alanının silüetini bozan fiziki bir müdahale olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece; "...olağan dava zamanaşımı süresinin zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı tarih ile karar tarihi arasında gerçekleştiği" gerekçesiyle kamu davasının TCK 66/1-e ve CMK 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmiş, kararı katılan kurumlar vekillerinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan red ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan Orman Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; temyiz sürecinin zamanaşımını kestiğine, zamanaşımı süresinin dolmadığına, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece; "25.03.2015 tarihinde kolluğa gelen şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında yapılan kontrollerde Beyşehir ilçesi ... mahallesi 168 ada 2 parsel numaralı taşınmaz üzerinde demir direkler üzerine ahşaptan yapılmış bahçe evi yapıldığının tespit edildiği, bu taşınmazın sanık ... adına kayıtlı olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında da anılan eylem nedeni ile 2863 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmış ve sanık ...'ın aşamalardaki savunmaları ile söz konusu yapının sanık tarafından yaptırıldığının sabit olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte sanığın üzerine atılı bulunan ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin uyduğu 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesinde düzenlenen suçun TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlemin bozma öncesi sanığın savunmalarının alınması olduğu, sanığın savunmalarının alındığı 20.10.2015 tarihinden itibaren karar tarihine kadar öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından" gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygu n olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; "24.03.2015" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Zamanaşımını kesen en son usuli işlemin 20.10.2015 tarihli sanık savunması olduğu tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemece dava zamanaşımının dolmuş olduğunun kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.