Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4317 E. , 2025/5863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2024/317 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönel
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4317 E. , 2025/5863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2024/317 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 1.050.000,00TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız el koyma nedeniyle davacının maddi zarara uğradığına, adli teminata faiz işletilmediğine, yatırılan teminat nedeniyle davacının zarara uğradığına, HAGB sonucunun beklenilmemesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporu alınmadığına ve davanın kabulüne ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/609 Esas- 2022/654 Karar sayılı dosyası kapsamında, malen sorumlu davacıya ait .. .. ../.. plakalı ve .. .. ../.. plakalı araçlara ve araç içerisinde bulunan 126 adet boruya 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 26.05.2022 tarihinde el konulduğu, suça konu araçların teminat karşılığında davacıya 07.07.2022 tarihinde iade edildiği, yapılan yargılamada dosya dışı sanıkların mahkumiyetine, suça konu boruların ve davacıya ait araçların müsaderesine yer olmadığına ve araç için yatırılan 740.000,00 TL teminatın sahibine iadesine karar verildiği, kararın 21.12.2022 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, araçlar hakkında uygulanan el koyma ve teminat sürelerinin makul olduğu, aracın Türkiye'de sicile kayıtlı olmadığı, araç için yatırılan teminatın ise davacıya iade edildiği ve dosya dışı sanıkların ise mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre taşıtın kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması, kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması ve Türkiyede sicile kayıtlı olmaması hallerinde, el konulan taşıt alıkonulur. Sahibinin taşıtın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıt sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan araçlara 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak boru taşımada kullanıldığı gerekçesiyle el konulduğu, aynı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince aracın Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması nedeniyle el koymanın adli teminat yatırılarak aracın iade edildiği tarihe kadar fiili alıkoyma şeklinde uygulandığı, bu itibarla alıkoyma işleminin Kanundan doğan bir zorunluluk olduğu ve hukuka aykırılık olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 141 vd maddelerince tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, HAGB denetim süresinin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili olmamakla beraber bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Malen sorumlu davacıya ait Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan iki araca ve içindeki 126 boruya 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak taşımada kullanıldığı gerekçesiyle el konulmuş, araçlar teminat karşılığında iade edilmiş; davacı haksız el koyma nedeniyle 1.050.000 TL maddi tazminat istemiştir.
Hukuki İlke: 5607 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi uyarınca kaçakçılıkta kullanılan ve Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan taşıtın alıkonulması kanundan doğan bir zorunluluk olup hukuka aykırılık taşımaz; bu halde CMK 141 vd. maddelerindeki tazminat isteme koşulları oluşmaz. İlk derecenin HAGB gerekçesine dayanması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Sicile kayıtlı olmayan araca 5607 s.K. 10/2 kapsamında yapılan alıkoyma için CMK 141 tazminatı istenmesi sonuçsuz kalır; müvekkile bu tür dosyalarda tazminat yerine teminatın faiziyle iadesi ve tasfiye/masraf kalemlerine odaklanmayı önerin, fiili alıkoyma süresinin makul olup olmadığını ayrıca değerlendirin.