Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4311 E. , 2025/5868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/448 E., 2024/321K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4311 E. , 2025/5868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/448 E., 2024/321K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin haksız el koyma nedeniyle 700.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; hükmün vekalet ücretine ilişkin 2. bendinde yer alan "davacıdan alınarak" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "davacılardan eşit şekilde alınarak" yazılması suretiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2,3 ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız el koyma nedeniyle davacının maddi zarara uğradığına, adli teminata faiz işletilmediğine, yatırılan teminat nedeniyle davacıların zarara uğradığına, HAGB sonucunun beklenilmemesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporu alınmadığına ve davanın kabulüne ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1066 Esas- 2022/1050 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacıların şoför ve muavin olarak bulunduğu ... plakalı araca ve araç içerisinde bulunan 41 karton sigaraya hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 21.10.2022 tarihinde el koyma kararı verildiği, yapılan yargılamada davacılar hakkında ayrı ayrı 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezasına ve şartları oluşması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça konu sigaraların müsaderesine, aracın ise müsaderesine yer olmadığına ve yatırılan teminatın sahibine iadesine karar verildiği, kararların 25.01.2023 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacılar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, henüz denetim süresinin dolmadığı ve askıda hüküm olan bu kararın denetim süresi içerisinde tazminat davasına dayanak teşkil edemeyeceğinden bahisle yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre taşıtın kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması, kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması ve Türkiyede sicile kayıtlı olmaması hallerinde, el konulan taşıt alıkonulur. Sahibinin taşıtın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıt sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıların şoför ve muavin olarak bulunduğu Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan araca 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak sigara taşımada kullanıldığı gerekçesiyle el konulduğu, aynı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince aracın Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması nedeniyle el koymanın adli teminat yatırılarak aracın iade edildiği tarihe kadar fiili alıkoyma şeklinde uygulandığı, bu itibarla alıkoyma işleminin Kanundan doğan bir zorunluluk olduğu ve hukuka aykırılık olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 141 vd maddelerince tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, HAGB denetim süresinin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili olmamakla beraber bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacıların şoför ve muavin olarak bulunduğu Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan araca ve içindeki 41 karton sigaraya 5607 sayılı Kanun kapsamında el konulmuş; yargılamada HAGB verilip araç teminatla iade edilmiş, tazminat talebi denetim süresi dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Hukuki İlke: CMK 128/4'ün istisnası olan 5607 sayılı Kanun m.10/2 uyarınca Türkiye'de sicile kayıtlı olmayan taşıt teminat verilene kadar fiilen alıkonulur; kanundan doğan bu alıkoyma hukuka aykırı olmadığından CMK 141 vd. tazminat koşulları oluşmaz. HAGB denetim süresi gerekçesi yanlış olsa da sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Sicile kayıtsız araca 5607 m.10/2 gereği teminatla iadeye kadar yapılan alıkoyma için tazminat beklemeyin; ret gerekçesi HAGB denetim süresi olarak yanlış yazılsa bile sonuç değişmediğinden bu tür şeklî hataya dayalı bozma talebi sonuçsuz kalır.