Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4350 E. , 2025/3951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/27 E., 2024/325 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4350 E. , 2025/3951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/27 E., 2024/325 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4, 53/6.maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.12.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6.maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; dosyada mevcut cd ve cd inceleme tutanağına bakıldığında olayın gerçekleştiği sırada müteveffa yaya, müvekkilinin sol tarafında, orta refüjde olduğuna, kusur tespitine, müvekkilin hızının olayın oluşuna doğrudan bir etkisi bulunmadığına, ancak müvekkil yayayı görmesiyle birlikte önlemeye yönelik tedbirlere başvurmaya çalışmış, otobüsü yolun sağına doğru manevra yaptırmak istemiş, frene basmış; ancak hem karşı yönden bir başka aracın gelmesi, hem de yayayla kendisi arasında çok az bir mesafe kalması sebebiyle olayın gerçekleşmesini engelleyememiş olduğuna, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanık hakkında verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi, katılanların zararı karşılanmış olmakla hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 12:54 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki .... plakalı otobüs ile meskun mahalde, kaza yerinden 600 metre gerisinde 30 km/s hız tahdit levhasının olduğu, 7 metre genişliğindeki yol yapım ve bakım çalışmasından dolayı Mudurnu istikametine doğru olan bölümü trafiğe kapatılmış, şehir merkezine doğru olan bölümü ise işaretlemeler yapılmak suretiyle geliş - gidiş olarak iki yönlü araç trafiğine tahsis edilmiş asfalt kaplama yolda Bolu’dan Mudurnu istikametine seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde karşıya geçmek için seyrine göre yolun sağ tarafındaki trafiğe kapalı alandan yola giren yaya ...’e çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 07.10.2015 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.12.2023 tarihli ilâmıyla; "...Olay günü saat 12:54 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki... plakalı otobüs ile meskun mahalde, kaza yerinden 600 metre gerisinde 30 km/s hız tahdit levhasının olduğu, 7 metre genişliğindeki yol yapım ve bakım çalışmasından dolayı Mudurnu istikametine doğru olan bölümü trafiğe kapatılmış, şehir merkezine doğru olan bölümü ise işaretlemeler yapılmak suretiyle geliş - gidiş olarak iki yönlü araç trafiğine tahsis edilmiş asfalt kaplama yolda Bolu’dan Mudurnu istikametine seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde karşıya geçmek için seyrine göre yolun sağ tarafındaki trafiğe kapalı alandan yola giren yaya....’e çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre sanığın hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, Olay ve Olgular kısmında ayrıntılarına yer verilen kaza tespit tutanağında, olay mahallinde azami hız limitinin 30 km/s olduğu ve olay mahallinin gerisinde yer işaretlemeleri ile belirtildiği halde sanığın 69 km/s hızla seyrettiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunmasının alınmış ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6.maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 85. maddesinin birinci fıkrası, 22. maddesinin üçüncü fıkrası gereği hükmedilen 2 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanunun 62. maddesi gereğince takdiri indirim hükümlerinin uygulanması sırasında, sonuç cezanın "2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası" yerine, "1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası" olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.