İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/535 Karar: 2024/5665 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/535 K.2024/5665

12. Ceza Dairesi 2024/535 E. , 2024/5665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1771 KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi s

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/535 E. , 2024/5665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1771 KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi s

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/535 E. , 2024/5665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1771 KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/01/2023 tarihli ve 2022/255700 soruşturma, 2023/11034 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/03/2023 tarihli ve 2023/1771 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca , 09/10/2023 gün ve 94660652-105-34-17090-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27/11/2023 tarihli ve 2023/109837 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27/11/2023 tarihli ve 2023/109837 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/12752 esas, 2019/9695 karar sayılı ilâmında yer alan "Şüphelinin idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde tek yönlü iki şeritli yolda sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın kusuru olmadığına ilişkin tespitlerin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, şüpheliye yüklenilecek bir kusur bulunmadığı, şüpheli hakkında düzenlenen 2019/1658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine...kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin... REDDİNE" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun dosyada mevcut olması ve her ikisinin birbiri ile tutarlı olması halinde Adli Tıp Kurumu'ndan bir rapor alınmadan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği anlaşılmakta ise de, Soruşturmaya konu somut olayda, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ancak trafik ekiplerince kazası sonrası 29/09/2022 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre şüphelinin kazanın oluşunda kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, bu haliyle bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir. Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 2.Dosya kapsamına göre;29.09.2022 günü saat 09.20 sıralarında müştekinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, iki şeritli, yedi metre genişliğinde, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa yaklaştığında önünde aynı istikamette seyir halinde olan şüphelinin idaresindeki aracın arka sağ tarafına ile çarpması neticesinde müştekinin basit tıbbi müdahale iyileşemeyecek şekilde yaralandığı olayda, dosya içerisinde bulunan 14.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; müştekinin, aracının hızını trafik yol durumuna uydurmadan ve önünde seyretmekte olduğu araç ile arasında güvenli takip mesafesini kurmaması sebebiyle tamamen ve asli kusurlu olduğu, şüphelinin ise kusursuz olduğunun belirtilmesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.01.2023 tarihli ve 2022/25570 soruşturma, 2023/11034 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararı karşı müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/03/2023 tarihli ve 2023/1771 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında şüphelinin şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması sebebiyle kusurlu olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, meydana gelen kazada kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/03/2023 tarihli ve 2023/1771 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla