İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/674 Karar: 2024/6711 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/674 K.2024/6711

12. Ceza Dairesi 2024/674 E. , 2024/6711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/350 E., 2023/497 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekil

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/674 E. , 2024/6711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/350 E., 2023/497 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekil

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/674 E. , 2024/6711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/350 E., 2023/497 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yargılama, gözaltı, makul sürede yargılanmama nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 226,80 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.06.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız yargılanması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi ile mahkumiyet krarının kesinleştiğini, müvekkilinin hukuka aykırı kesinleşme nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kaldığını, itiraz ile yapılan yeniden yargılama ile zaman aşımı düşme kararı verildiğini, 12 yıl boyunca cezalandırma tehdidi altında yaşadığını, tazminat talebinin kabulü gerektiğini, komisyon kararının talepleri ile mahkemeye gösterilen taleplerin aynı olmadığını, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/557 Esas – 2009/325 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 14.12.2006 – 17.12.2006 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesi ile kesinleştiği, bu karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz ile dosyanın Yargıtay 16.Ceza Dairesine gönderilerek zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdiği, kararın 19.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 /1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.06.2023 tarihli kararıyla; "...5271 sayılı Kanun'un "tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "... (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler. 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören hususlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan davacının eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının eylemlerinden kaynaklanması halinde tazminata hükmedilmemesi gerektiği, tazminata esas dosyada davacının yargılanması sonucunda 11.12.2009 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi ile 08.05.2012 tarihinde kesinleştiği, davacı sanığın bunun üzerine 17.05.2012 tarihinde yurt dışına çıkmak zorunda kaldığını beyan ettiği, devamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi incelemesi ile davacının eyleminin silahlı örgüte yardım suçu kapsamında kaldığı ve bu suç bakımından dava zaman aşımı süresi dolduğundan bahisle davanın düşmesine karar verildiği ve kararın da 19.03.2018 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda davacının eylemi bakımından beraat kararı verilmeyip zaman aşımı düşme kararı verildiği, davacının talepleri bakımından makul sürede yargılanmama hak ihlali bakımından Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Komisyonu'nun 13.08.2014 Tarihli 2014/188 karar numaralı kararı ile davacı lehine 2.800,00 TL tazminata hükmolunduğu, bu hali ile davacının mükerrer ödeme nedeniyle tekrar tazminat isteme hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işleri için belirlenen maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla