İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/1284 Karar: 2025/6267 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1284 K.2025/6267

12. Ceza Dairesi 2025/1284 E. , 2025/6267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2024/632 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/1284 E. , 2025/6267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2024/632 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/1284 E. , 2025/6267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2024/632 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 95.300,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2023 tarih ve 2021/7829 Esas - 2023/1526 Karar sayılı ilamıyla: "5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, somut olayda davacının, tazminata konu ceza yargılamasındaki eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğu ve bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının yasal süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle düşme kararı verildiği gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinde düzenlenen tazminat istenmeyecek haller arasında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında, davacı ile ilgili gözaltı tutanakları, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ve belgelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içine alınmaması ve davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı tutuklandığı belirlenerek, tazminat talebinin dayanağı olan beraat ettiği suçtan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 11.946,48 TL maddi ve 16.000,00 TL manevi tazminatın haksız göz altı ve tutuklama tarihi olan 11/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile birlikte davalı maliye hazinesinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı ve davacı vekillerinin temyiz istemlerinin hükmün kesin nitelikte olmasından dolayı reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri;, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna ve resen ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/293 Esas - 2017/225 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 19.07.2016 - 11.05.2017 tarihleri arasında 296 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin basit kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabulü ile davacının mahkumiyetine hükmedildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/2828 Esas - 2018/303 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak mağdurun şikayet hakkını kullanmadan ölmesi nedeniyle şikayet yokluğundan davanın düşmesine karar verildiği, kararın 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine hükmedilen toplam tazminat miktarının 27.946,48 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 95.300,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminata ilişkin talebinin mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11.946,48 TL maddi ve 16.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, davacı aleyhine reddedilen tazminat miktarına göre hükmün davacı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "13.119,69" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "11.946,48" TL olarak tayin edilmesi suretiyle eksik maddi tazminata hükmolunması, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 3- Davacı vekilinin dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yönündeki talebi dikkate alınarak, mahkemece davacı lehine hükmedilen tazminatlara tutuklama tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerekirken 11/05/2017 tarihinden itibaren faiz yasal faize hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla