Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/135 E. , 2025/2672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2024/797 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme net
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/135 E. , 2025/2672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2024/797 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. Maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, CMK'nın 307/4, TCK'nın 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçlamaları kabul etmediğine, eşinin düştüğü gece yanında bile olmadığına, haksız yere ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanık ...'ın alkollü olarak sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında mağdur ... bulunduğu halde, Koçarlı ilçesi istikametinden Germencik ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken bir viraja sert girerek kaza yaptığı, aracın devrildiği, kaza sonucu mağdurun ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı ve 18.09.2010 tarihinde öldüğü, usulüne uygun kabir açılması sonucu ölenin naaşının çıkartıldığı ve yapılan otopsi sonucu omur kırığı nedeniyle öldüğünün anlaşıldığı, sanığın aracı kendisinin kullanmadığını söyleyerek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak alınan adli raporlar (sanık ... hakkında, göğüste ağrılı hassasiyet ve sağ diz üst kısmında yüzeysel sıyrık olduğuna dair), otopsi raporları, tanık beyanları ile sanığın olay günü alkol muayenesinden kaçarak hastaneyi terk etmesi, oluşa uygun özellikle tanık ... beyanları karşısında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olduğu kanaatine varılarak sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2023 tarihli kararıyla; "... 04.06.2010 günü 03.20 de düzenlenen genel adli muayene raporunda koklamakla aşırı alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi ve sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Germencik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ilişkin altıncı paragrafın hükümden çıkarılarak yerine, "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.