İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/153 Karar: 2025/7809 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/153 K.2025/7809

12. Ceza Dairesi 2025/153 E. , 2025/7809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/217 E. 2024/648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararı

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/153 E. , 2025/7809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/217 E. 2024/648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararı

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/153 E. , 2025/7809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/217 E. 2024/648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. Maddesi gereğince Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/575 Esas, 2015/1457 Karar sayılı kararının 19.02.2016 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 23.12.2017 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2021/198 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/1848 Esas, 2022/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3.Dairemizin 12.10.2023 tarih, 2022/8893Esas, 2023/3931 Karar sayılı bozma ilamı ile hükmün; "Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince duruşma açılıp, sanığın savunmasının alındığı 27.03.2024 tarihli ve 2024/217 Esas, 2024/648 Karar sayılı kararı ile 25.03.2022 tarihli ve 2021/1848 Esas, 2022/773 Karar sayılı önceki kararda direnilmesine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2024 tarih, ... nolu bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar Yargıtay 12. Dairesinin 12/10/2023 tarih, 2022/8893 E, 2023/3931 K sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/05/2023 tarih, 2022/7-315 E, 2023/322 K sayılı ilamında belirtildiği üzere; "...Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemelerince verilen mahkumiyet kararlarının kaldırılarak duruşma açılmaksızın beraat kararı verilebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğuna hükmedildiğinin görüldüğü, bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede, somut olayda dairemizce yapılan istinaf incelemesi sırasında herhangi bir yeni delil ikame etme yoluna gidilmediği, ilk derece mahkemesince maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünün değiştirlmediği, yalnızca bu kabule göre ulaşılan hukuki sonucun isabetli görülmeyerek duruşma açılmaksızın beraat hükmü kurulduğu, dairemizce bu şekilde kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak CMK'nın 307/4 maddesi gereğince Dairemizin 25/03/2022 tarih, 2021/1848 E, 2022/773 K sayılı kararında direnilmesine karar vermek gerektiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra CMK'nın 307/1,2 madde ve fıkraları gereğince tarafların beyanlarının tespiti için Dairemizce duruşma açmak gerektiği, tarafların beyanları tespit edildikten sonra Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18/04/2014 tarih, 2013/7287 E, 2014/9628 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın üzerine atılı eylemi tescile konu edilmeyen yapının içerisinde gerçekleştirdiği, dışarıya yansıyan herhangi bir fiziki ve inşai müdahalenin bulunmadığı ve tescilli yapıya, dava konusu eylem nedeniyle zarar verildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle, sanığın beraatine dair 25/03/2022 tarih, 2021/1848 E, 2022/773 K sayılı kararda direnilerek sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 esas, 2013/525 sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairemizin "Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır." gerekçesine dayanan bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açıldığı, sanığın savunmasının alındığı, dolayısıyla bozma ilamı gereğinin netice itibariyle yerine getirilmiş olduğu göz önüne alındığında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulamasının direnme kararı olarak kabul edilemeyeceği, eylemli uyma olarak kabulü ile hükmü temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla