İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/1636 Karar: 2025/5437 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1636 K.2025/5437

12. Ceza Dairesi 2025/1636 E. , 2025/5437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1132 Esas, 2025/883 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/1636 E. , 2025/5437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1132 Esas, 2025/883 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/1636 E. , 2025/5437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1132 Esas, 2025/883 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/1-2-3 ve 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın önüne hayvan çıkması sonucu ani refleksle yaptığı manevra yaptığı, makas atmadığından sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık hakkında tahliye kararı verilmesi ve sanığın beraatine karar verilmesi aksi durumda basit taksirle cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığa az ceza verildiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.10.2023 günü saat 20.00 sıralarında gündüz vakti, tek yönlü bölünmüş, üç şeritli, eğimsiz kuru asfalt zemin yolda, sanık sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... yolu üzerinde ... istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine gelip bu mahalde aynı yönde seyretmekte olan araçlar arasından art arda şerit değiştirme manevralarıyla ilerlemek istediği sırada aracının sol yan kısımlarıyla, aynı yönde sol tarafında ilerleyen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması, bu çarpma ile savrulan otomobilin orta refüjü aşarak karşı yön bölümüne girmesi ve karşı yön bölümünde seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile kafa kafaya çarpışması sonucu ...'ın öldüğü, Katılan ...'ın vücudunda kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4.) dört derecede etkileyecek nitelikte olduğu, katılan ...'ın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudunda saptananan kırığın, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) beş derecede etkileyecek nitelikte olduğu, katılan ...'ın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudunda saptananan kırığın, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) altı derecede etkileyecek nitelikte olduğu, katılan ...'ın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudunda saptananan kırığın, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) altı derecede etkileyecek nitelikte olduğu, trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağında; olay yeri azami hız sınırının 80 km/s olduğunun belirtildiği, 27.03.2024 tarihli ve 02.07.2024 tarihli bilirkişi raporlarında; sürücü ...'in 1. derecede asli tam kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08/10/2024 tarihli adli raporda; sanık sürücü ...'in idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini olay mahallindeki mevcut trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, kontrolsüzce şerit değiştirme manevralarıyla seyrini devam ettirmeye çalıştığında da sola manevrası esnasında, sol şeritte ilerlemekte olan otomobile çarptığı ve bu otomobilin seyir dengesinin bozulmasına sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ve dört kişinin nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu ve sanık aşamalardaki savunmalarında özetle aracını normal hızla kullandığını, hiçbir şekilde makas atmadığını önüne kedi çıkmasıyla aniden frene basıp yanındaki araca çarpması üzerine kazanın gerçekleştiğini beyan etmişse de tanık ...'ın, katılan ...'ın ve Katılan ... beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş olup sanığın idaresindeki kamyonet ile yüksek hızla gidip, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirdiği (makas attığı) kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; ancak kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluğunun, taksirli suçlarda uygulanamayacağının gözetilmemesinin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki TCK 53/1-2-3. maddesi ile ilgili bölümün hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR İlk Derece Mahkemesince "sanığa verilen cezanın geleceğine olan etkisi gözetilerek" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanarak kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 29.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla