Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2010 E. , 2025/7597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/539 E., 2023/672 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükm
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2010 E. , 2025/7597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/539 E., 2023/672 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının kimlik bilgilerinin değiştiği ancak vekaletnamedeki kişi ile aynı kişi olduğu, müvekkil hakkında tazminat verilme koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/365 Esas, 2021/404 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 19.12.2019-29.09.2020 tarihleri arasında 285 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.02.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı ancak davacı vekili tarafından ... adına maddi ve manevi tazminat istemi olmak üzere 24/01/2023 tarihinde dava açıldığı, göç idaresinden alınan yazıda, bu kişinin gerçek isminin ... olduğunun belirtildiği, nitekim tazminat istemine konu Konya 5. ACM kararının kesinleşme şerhinde davacının isminin ... olduğunun belirtildiği, kesinleşme şerhinin dava açılmadan önce yapılmış olduğu, dolayısıyla davacı vekilinin davayı açtığı sırada davacının gerçek ismini bildiği, bu durumda gerçekte olmayan bir kişi adına bu davanın açılmış olduğu, dolayısıyla dosyamızın davacı gözüken ... isimli kişinin husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince red edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İlk derece mahkemesinde ... Noterliğinin 06.02.20 20... yevmiye sayılı vekaletname ile ... . adına alınan vekaletname ile maddi ve manevi tazminat istemli davanın 24.01.2023 tarihinde açıldığı, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/365 Esas, 2021/404 Karar sayılı dosyasında davacının ... ismiyle yargılanarak karar verildiği, Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 12.02.2023 tarihli yazı cevabında 01.01.2001 doğumlu ....-... oğlu ... isimli kişinin ... ismini kullandığı, göçnet kurumsal yazılım sistemi sorgulamasında söz konusu iki kaydın aynı kişiye ait olduğu, Afganistan Konsolosluğunca düzenlenen seyahat belgesi bilgilerine göre ... kaydı üzerinden kayıt düzeltme işleminin yapıldığı bahse konu yabancının açık kimlik bilgilerinin Afganistan uyruklu ... yabancı kimlik numaralı 01.01.2001 doğumlu .... oğlu ... olduğu, Çankırı İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından 17.11.2020 tarihinde ... Havaalimanından ülkemizden çıkış yaptırıldığının bildirildiği, davacının tazminat istemine dayanak Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasında hakkındaki beraat kararının 01.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve kesinleştirme işleminin isim kayıt düzeltme işleminden sonra olduğundan davacının beraat kararının düzeltilen ... ismiyle yapıldığı görülmüştür. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunun 27/3. maddesinde "ad değişmekle kişisel durum değişmez" hükmü amirdir, tazminat istemli davaya sunulan .... Noterliğinin 06.02.20 20... yevmiye sayılı vekaletname ile ... . ile göç idaresinin yazı cevabında Afganistan uyruklu ... yabancı kimlik numaralı 01.01.2001 doğumlu ... oğlu ...'in aynı kişi olduğunun bildirildiği, vekaletnamedeki ismin farklı olmasına rağmen hukuken aynı kişi adına maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, Temsilcide hata halinde Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre davacı, temsilcideki yanılmayı sonradan düzeltebilir. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğurmaz. Bir başka deyişle, bu gibi durumlarda, gerek teori ve gerekse kararlılık kazanmış olan yargısal uygulamaya göre verilecek ara kararıyla durumun belirtilmesi ve davanın doğru hasma yöneltilmesi için davacıya imkân sağlanması gerektiği kabul edilmektedir. Usul ekonomisi açısından da eksikliğin açıklanan bu şekilde giderilmesi gerekmektedir (HGK’nın 03.03.2010 tarih ve 2010/4-115 E., 2010/129 K. Sayılı- HGK'nın 02.05.2019 tarih ve 2017/1260E., 20219/511K. sayılı). 6100 sayılı HMK'nın 114/f.maddesine göre; "Avukat aracılığıyla takip edilen davalarda, avukatın usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesinin" bulunması bir dava şartı olup, vekaletnamedeki ismin farklı olması temsil belgesinde eksiklik olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkemece davacı vekiline bu eksikliği tamamlaması için kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.