İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2021 Karar: 2025/7136 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2021 K.2025/7136

12. Ceza Dairesi 2025/2021 E. , 2025/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2244 E., 2022/1611 K. SUÇ : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın kaldırılması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2021 E. , 2025/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2244 E., 2022/1611 K. SUÇ : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın kaldırılması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2021 E. , 2025/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2244 E., 2022/1611 K. SUÇ : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın kaldırılması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesi 07.04.2025 tarihli ve 2023/2697 Esas, 2025/3408 Karar sayılı ret kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2023/2697 Esas, 2024/3408 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2025 tarihli ve KD - 12 - 2022/147953 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2020 gün ve 2022/153 Esas-2022/535 Karar sayılı beraat kararının aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni beraat hükmünün temyizinin kabil olduğunun kabul edilmesi, ret ilamının kaldırılması ve istinaf isteminin esastan reddine dair kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/79 Esas, 2020/183 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25.12.2020 tarihli ve 2020/1350 Esas, 2020/1594 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, İstinaf mahkemesi kararına karşı Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanunun 308/A maddesi uyarınca yaptığı itiraz üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 21.01.2022 gün ve 2022/5 Karar sayılı kararıyla suçun yasal unsurlarının oluşmamış olması sebebiyle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olması sebebiyle itiraz talebinin kabulüne karar verilmiş, itirazın kabulü üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince dosya üzerinden 08.02.2022 gün ve 2022/257 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararla “sanık hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2022/257 Esas, 2022/266 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/537 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu nazara alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu yönden yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2023/2697 Esas, 2024/3408 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASI, 3. 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla