İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2114 K.2026/3695

Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Esas2025/2114Karar2026/3695Tarih13 Nisan 2026Okuma5 dk · 1.056 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2025/2114 E., 2026/3695 K.

Karar tarihi
13 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/5154 E., 2024/2582 K
Suçlar
Taksirle öldürme, 1219 sayılı Kanun'a aykırılık
Hükümler
İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
Tebliğname görüşü
Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 1219 sayılı

Karar Detayı

1.056 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 25/1, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-3-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin 1219 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin temyiz isteminin kesinlikten reddi, taksirle öldürme suçuna ilişkin hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; taleplerin incelenmeden hüküm kurulduğuna, sanığın ilk yardım amacıyla ölene müdahale ettiğine, yapılan işleme ölenin ailesinin rızasının bulunduğuna, ölenin daha önceden de ağır hasta olduğu ve birden fazla hastane yatışlarının olduğuna, Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı ve çelişkili olduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, eksik soruşturma ve kovuşturma yapıldığına, 1219 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturacak bir fiili bulunmadığı gibi, aynı eylem sebebiyle iki farklı suçtan da ceza verilemeyeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede. 06.01.2022 tarihinde saat 02.00 sıralarında, Türkiye’de doktor olarak çalışamayacağı ...

Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün E-54567092-641.03.01-... sayılı yazısı ile sabit olan sanık ...’nın, katılanların KOAH hastası olan babaları ...’un evine giderek doktor sıfatı ile hareket ettiği, uygun olmayan ev ortamında enjektör ile ciğerlerine müdahalede bulunduğu, müdahale sonrası ...'un fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı ve burada yapılan tüm müdahalelere rağmen 17.01.2022 tarihinde hayatını kaybettiği, sanığın söz konusu müdahalesi ile ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu

8. İhtisas Kurulunun 21.03.2023 tarihli raporunda illiyet bağının bulunduğunun mütalaa edildiği, ayrıca sanığın doktor sıfatı bulunmamasına rağmen kendisini kardiyovasküler alanda doktor olarak tanıtıp ölenin çocuklarına babalarını iyileştireceğini beyan ederek reçete düzenleyip ilaç aldırdığı, ölene ev ortamında herhangi bir tıbbi tedbir almaksızın müdahalede bulunduğu,

kendi savunmalarında da ölenin olay öncesinde konuşabilir ve oturur durumda olduğunu ikrar ettiği dikkate alındığında acil tıbbî müdahale gerektiren bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın bu şekilde yetkisiz ve tıbbî standartlara aykırı müdahalesi sonucunda sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, yine sanık hakkında 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 25. maddesi gereğice de mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A. Sanık Hakkında 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden İlk Derece Mahkemesince, sanığın 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 25/1, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-3-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca,

ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, hükmedilen cezanın türü ve miktarı itibariyle istinaf başvurusu sonucu verilen kararın kesin olması sebebiyle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.

Sanık Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak.

1.5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adlî para cezasına çevrilebileceği, ancak bilinçli taksir halinde bu hükmün uygulanmayacağı düzenlenmiş olup sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması dolayısıyla uygulanamayacağı gözetilmeden ''sanığa verilen cezanın miktarı'' denilmek suretiyle yasal olmayan gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının, taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 3.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsup edilmesine karar verilirken dayanak 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin gösterilmemesi ve sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin de mevcut olmasına rağmen sadece gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün (1) numaralı bölümünün beşinci paragrafında bulunan ''Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olduğu anlaşıldığından Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK.nun 53/1-2-3.

Maddesinin uygulanmasına'' ibarelerinin kaldırılarak yerine ''Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına'' ibarelerinin yazılması, hükmün (1) numaralı bölümünün altıncı paragrafında bulunan ''TCK 50.'' ibaresinin kaldırılarak hükme yeni paragraf eklenmek suretiyle “Bilinçli taksir hali mevcut olduğundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” ibarelerinin eklenmesi,

hükmün (2) numaralı bölümünün dokuzuncu paragrafında bulunan ''Sanığın gözaltında geçirmiş olduğu sürenin TCK madde uyarınca cezasından MAHSUBUNA'' ibarelerinin kaldırılarak yerine ''Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna'' ibarelerinin yazılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy

SONUÇ / HÜKÜM

46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe Ve Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2114
Karar No
2026/3695
Tarih
13 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1799 K.2025/6394
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1470 K.2026/1348
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1453 K.2025/9057
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1097 K.2025/2972
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/982 K.2025/1973
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/948 K.2025/2214

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.