Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/230 E. , 2025/5021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2024/1712 E., 2024/1356 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER :Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk De
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/230 E. , 2025/5021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2024/1712 E., 2024/1356 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER :Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; hüküm ve gerekçesi, suç vasfının tespiti, sanığın cezai sorumluluğunun olası kast sorumluluğu olmasına karşılık bilinçli taksir sorumluluğu olduğu tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mezkur kazanın gerçekleşmesine neden olan yedi adet asli ve tam kusuru bulunduğu, bunların; daha önceden benzer suçlardan ehliyetine el konulmuş olması nedeni ile ehliyetsiz olması, yaya geçidine yaklaşırken yavaşlamaması, yaya geçidinden geçmekte olan mağdur yayaya yol vermemesi, olay anında yaklaşık 2.40 promil alkollü olması, hız sınırının 50 km/s olduğu ve yaya geçidi levhalarının olduğu yolda yüksek hızla aracını kullanması, şehir içi trafiğinde yaya geçidi işaretinin olduğu güzergahta bir insanın yaya geçidinden geçme ihtimaline karşılık olursa olsun diyerek trafik kurallarına uymaması, ölenin yaya geçidinin sonlarına doğru yaklaştığı anda en sağ şeritte çarpması ve haliyle sola manevra yaparak mağdur yayaya çarpmama şansı varken bu manevrayı yapmamış olması, kaza sonrası olay yerini hızla terk etmesi ve mağdura ilk yardım amaçlı müdahalede bulunmayarak ambulansı aramak yerine olay yerinden kaçması şeklindeki kusurlu eylemleri bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın olası kast ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın gerekçeli olmadığına, sanığın kusurlu olmadığına, sanığın çarptığının insan olduğunu düşünmediğine, öğrendiğinde kaçmayıp arkadaşının evinde polisleri beklediğine, kaza anında ölenin telefonla konuşması nedeniyle kusur durumunun araştırılmadığına, takdiri indirim uygulanmamasına, alkol alımının bireyler üzerinde farklı oranda etki doğuracağına, sanık lehine takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.12.2013 günü saat 18.15 sıralarında meskun mahalde gece vakti aydınlatmanın olduğu bölünmüş caddede, daha önceden alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulmuş ve olay sanında 200 promil üzerinde alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Seyrantepe Caddesi üzerinde Seyrantepe Kavşak istikametine seyir halindeyken 42-112 sokak kavşağında olay mahalli yaya geçidine geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile yaya geçidinden karşıdan karşıya geçişini tamamlamasına az bir mesafe kalan mağdur ...'a çarpıp kaçması şeklinde meydana gelen olay neticesinde mağdurun havada savrularak yol kenarında bulunan kaldırım üzerine düştüğü ve kaldırıldığı hastanede öldüğü, olay mahallinde yaya geçidi ve hız sınırı (50 km) levhalarının bulunduğu ve de otobüs durağı istikametinden çıkarak yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan mağdurun yaya geçidinin bitimine az bir mesafesinin kaldığı bir anda alkollü bir şekilde yaya geçidine yaklaşan sanığın, hızını yavaşlatmaksızın yaya geçidine girerek mağdura çarptıktan sonra mağdurun havada savrularak 30 metre ileride yaya kaldırımı üzerine düşmesine neden olduğu, sanığın saat 21.50 de alkolmetre ile yapılan ölçümde 1,63 promil alkollü olduğu, olaydan bir saat sonra alınan numunenin incelenmesinde 1,72 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, mahkemece kaza anında sanığın 2.00 promilin üzerinde alkollü olduğunun değerlendirildiği, trafik bilirkişi raporu ile ... Trafik İhtisas dairesi raporlarında meydana gelen kazada sanığın alkollü bir vaziyette,yerleşim yeri içindeki caddede seyir halinde iken,olay yeri kavşak/yaya geçidi mahalline yaklaştığında hızını asgari düzeye düşürmeden,yola gereken dikkat ve özeni vermeden, yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayayı fark edip ilk geçiş hakkını yayaya vermesi gerekirken vermeyerek kurallara riayet etmediğinden ve de süratli/dikkatsiz seyri ile yaya geçidine geldiğinde de yaya geçidinde geçiş halinde bulunan yayaya çarpması şeklinde beliren eylemleri nedeniyle kazada asli derecede kusurlu olduğu, ölene ise atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece sanığın TCK'nın 85/1, 22/3. Maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sivas 7.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.