Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2391 E. , 2026/2115 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/95 E., 2021/78 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üz
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2391 E. , 2026/2115 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/95 E., 2021/78 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme ve sanıklar hakkında 2008 yılında sahte belge düzenlemek suçu hakkında ayrı ayrı beraatlarına, sanıklar hakkında 2009, 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanun 43, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... sayılı Kanunun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiş, sanık ... ve eşi ile katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 05.02.2020 tarihli 2019/47 91... /850 Karar sayılı ilamı ile "A-Sanıklar hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sanık ... hakkında defter ile belge gizleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi: 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan Vergi Dairesi Başkanlığı mütalaası ve dayanağı olan vergi suçu raporu ile eklerinin sanık ... hakkında 2011 yılında defter ve belge gizleme ile 2009, 20 10... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarına ilişkin olduğu, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 19.06.20 13... .03.2014 tarihli iddianameleri ile mütalaaya aykırı olarak “ sanıklar hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” ve sanık ... hakkında defter ile belge gizleme suçlarından kamu davası açıldığı, ancak bu suçla ve sanık ... ile ilgili verilen mütalaa bulunmadığı dikkate alınarak; iddianameye konu olan 2008 takvim sahte fatura düzenleme suçu bakımından her iki sanık yönünden, defter ve belge gizleme suçu bakımından ise sanık ... yönünden 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekeceği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca bozulmasına, B-Sanık ... hakkında 2009, 20 10... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve eşinin temyiz taleplerinin incelenmesi: ... Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda belirttiği adresine muhatap adreste olmadığından ve tebliğe haiz kimse bulunmadığından, komşusu isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek mahalle muhtarı imzasına teslim edildiği görülmüştür. Görüldüğü gibi tebliğ memuru, muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, adreste bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini Tebligat Yönetmeliği'nin 35.maddesi gereğince, Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde sayılan kişilerden sorarak tespit edip, hangi komşuya sorduğuna dair bir açıklama da yapmadan tebliğ işlemlerini tamamlamıştır. Bu hali ile tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30... . maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür. Bu nedenle sanık ... ve eşinin öğrenme üzerine verdikleri 02.10.20 15... .10.2015 tarihli dilekçelerin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. 1-Sanıkların 30.07.2009 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile devraldıkları ...Orman Ürünleri....Ltd. Şirketinde sanık ...'ın % 0.50 ortak ve müdür olduğu, sanığın babası diğer sanık ...'ın ise %99.50 ortak olduğu, 2009, 20 10... takvim yıllarında gerçek bir ticari faaliyetleri olmaksızın düzenledikleri tüm belgelerin sahte olduğu iddia edilen olayda, sanık ...'in yargılama aşamalarında, düzenlenen belgelerin gerçek olduğunu, oğlu ...nin şirket ortaklığı dışında işlerle hiç bir ilgisi olmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin de savunmalarında babasının isteği üzerine sadece notere giderek şirkete ortak olduğunu ancak hiç bir işe karışmadığını, şirkette faaliyette bulunmadığını, işlerle bir ilgisi olmadığını, fatura düzenlemediğini savunması ve suçlamaları inkar etmesi karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suçun failinin herkes olabileceği, suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği esas amacın suçun şeklî sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan failleri cezalandırmak olması nedeniyle bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak, sanığın sahte fatura düzenleme suçuna iştiraki, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; a-2009, 20 10... takvim yıllarında düzenlenen fatura ve müstahsil makbuzlarının getirtilip, fatura ve müstahsil makbuzlarındaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, b-Fatura ve müstahsil makbuzlarındaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise; fatura ve müstahsil makbuzlarını kullandığı belirlenen şirket yetkililerinin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen belgeleri hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve fatura ve müstahsil makbuzlarının alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması, 2- Kabule görede; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 2008 yılında sahte belge düzenleme suçundan vergi dairesince bu suçla ilgili mütalaa verilmediği ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği, ayrıca dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın düşmesine, sanık ... defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçundan vergi dairesince bu suçla ilgili mütalaa verilmediği ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın düşmesine, sanık ... hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düşme ve beraat kararlarının onamasına, sanıklar müdafiinin vekalet ücreti verilmesine ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; müvekkilleri hakkında düşme ve beraat kararları verilmiş ise de vekil olarak tarafına vekalet ücretine hükmedilmediğine, söz konusu kararın bu anlamda yasa ve usul hükümlerine uygun olmadığına ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; müvekkil ... hakkında beraat kararı verilmiş ise de vekil olarak tarafına vekalet ücretine hükmedilmediğine; söz konusu karar bu anlamda yasa ve usul hükümlerine uygun olmadığına ilişkindir. 3. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerine, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken bu suçlardan mütalaanın verilmemiş olması, dava zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle düşme ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararları verilmesinin doğru olmadığına, Yerel Mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 2019/47 91... /850 karar sayılı 05/02/2020 tarihli ilamında, iddianameye konu olan 2008 takvim yılı sahte fatura düzenleme suçu bakımından her iki sanık yönünden, defter ve belge gizleme suçu bakımından ise sanık ... yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekçesi ile mahkememiz mezkur kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, ...Vergi Dairesi Başkanlığının 29/05/2020 tarihli yazısında sanıklar hakkında sahte belge düzenleme fiiline ilişkin olarak ve sanık ... hakkında defter belge ibraz etmeme fiiline ilişkin olarak mütalaa düzenlenmesi gerekmediği şeklinde cevap verilmesi neticesinde; sanıklar hakkında her ne kadar 213 sayılı Yasa'nın 359/b maddesi uyarınca 2008 yılında sahte fatura düzenleme suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; vergi dairesince bu suçla ilgili mütalaa verilmediği ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği, ayrıca dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle TCK'nın 66/1-e ve 67/4. ile CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince bu suçla ilgili davanın düşmesine karar verilmiş, sanık ... hakkında her ne kadar 213 sayılı Yasa'nın 359/a-2 maddesi uyarınca defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; vergi dairesince bu suçla ilgili mütalaa verilmediği ve dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince bu suçla ilgili davanın düşmesine karar verilmiş, yine Yargıtay bozma ilamında sanık ... hakkında 2009-2010-2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları yönünden bu yıllarda düzenlenen fatura ve müstahsil makbuzlarının getirtilip fatura ve müstahsil makbuzlarındaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması gerektiği belirtilmiş, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bu yıllara ilişkin düzenlenen fatura ve müstahsil makbuzlarının gönderilmesi için Vergi Dairesine müzekkere yazılmış, ...Vergi Dairesi Başkanlığının 11/03/2020 tarihli müzekkere cevabında mükellef kurum ya da ortaklarına ait 2009-2010-2011 takvim yıllarında düzenledikleri fatura ve müstahsil makbuzlarının Dairelerinde bulunmadığı şeklinde cevap verilmiş, sanıklar müdafiine ilgili evrakları sunmaları için süre verilmiş, sanık ... mahkememizdeki savunmasında söz konusu faturaların kendisinde olmadığını, sanık ... ise yine faturaların kendisinde olmadığını, annesinin çöpe atmış olabileceğini beyan etmiş, tüm araştırmalara rağmen ilgili evrakların bulunamaması, sanık ... nin şirketin % 0.50 ortağı olması, sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanık ...'in aşamalarda oğlunun şirket ortaklığı dışında işlerle hiçbir ilgisi olmadığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık ...'ın sahte fatura düzenleme suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması dikkate alınarak CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, Mahkememizin 2013/3 04... /133 karar sayılı ilamında sanık ... hakkında defter ve belgeleri ibraz etmeme eylemi yönünden 213 sayılı yasanın 359/a-2 maddeleri uyarınca, sanık ... hakkında ise 2009-2010-2011 yıllarına ilişkin sahte fatura düzenleme suçları yönünden 213 sayılı Yasanın 359/b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi ve sanığın vekalet ücretine hak kazanabilmesi için tüm suçlardan beraat etmesi gerekmesi nedeniyle sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmakla sanıklar hakkında düşme ve beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanıklar müdafiinin ve sanık ... müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmesi halinde sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilebileceği, sanık ... Yıldıırm hakkında sahte belge düzenleme suçundan beraat kararı verilmiş ise de temyiz incelemesi kapsamındaki 2008 takvim yılındaki sahte belge düzenleme suçundan verilen düşme hükmünden dolayı ve sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen düşme hükmünden dolayı sanıklar lehine vekalet ücreti verilmemesinin usul ve kanuna uygun olduğu Yerel Mahkemece takdir edilmiş olmakla; sanıklar müdafiileri ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3.Katılan vekilinin sanık ... hakkında 2009, 20 10... takvim yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.