İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2412 K.2026/3442

Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde…

Esas2025/2412Karar2026/3442Tarih7 Nisan 2026Okuma7 dk · 1.315 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2025/2412 E., 2026/3442 K.

Karar tarihi
7 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/1724 E., 2019/1899 K. Vergi Denetim Kurulu
Suç
Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Hüküm
Beraat
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı

Karar Detayı

1.315 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; tebligatın usulüne uygun olduğuna, sanığın mazereti olmaksızın defteri ibraz etmediğine, sanığın cezalandırılması yerine beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 4...7 vergi kimlik numaralı mükellefi olduğu, sanığın ... Mahallesi ... ...

Caddesi No:13/1 .../... adresinde "sıvı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti ve karayolu ile şehiriçi yük taşımacılığı faaliyetiyle iştigal ettiği, 02/02/2015 tarihinde işi terk ettiği, ... ... ve ...

Başkanlığı'nın 29/06/2018 tarihli ve 38817457-...(7561)-E... sayılı görevlendirme yazısı ile sanığın 2013 vergilendirme dönemine ait kayıt, beyan, hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanma yönünden sınırlı olarak incelenmesini istediği, Vergi Denetim Kurulu tarafından ... Vergi Dairesi Müdürlüğü marifetiyle sanığın ... Mahallesi ... ...

Caddesi No:13/1 .../... olan mernis adresine Defter ve Belge İsteme Yazısı gönderildiği, sanığın belirtilen adreste bulunmaması nedeniyle yazının tebliğ edilemediği, Bir müddet sonra ... Mahallesi ... ...

Caddesi No:13/1 .../... olan mernis adresine tekrar defter ve belge isteme yazısı gönderildiği, sanığın yine adreste bulunmadığı, ailesinin de tebligatı alamayacağını bildirdiği, bunun üzerine tebligat pusulasının 18/07/2018 tarihinde saat 14:20 de adreste bulunan kapıya yapıştırıldığı, bu tarihi izleyen 15'inci gün tebligat yani 02/08/2018 tarihinde tebliğ işleminin gerçekleştiği, sanığın buna rağmen kendisine tanınan yasal süre içinde defter ve belgelerini ibraz etmediği, herhangi bir mazerette de bildirmediği,

sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, sanığın defter ve belgeleri ibraz etmediği ve gizlemek suretiyle üzerine atılı Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet suçunu işlediği kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; ...

Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...7 vergi kimlik numaralı mükellefi sanık ...'ın, 2013 vergi takvim yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmesi gerektiğine ilişkin tebligatın, 18/07/2018 tarihinde "ailesinin imzadan imtinası sebebiyle kapıya bırakıldığı" ancak, mükellefin takip eden 15 gün süre içerisinde defter ve belgeleri ibraz etmediği gerekçesiyle mahkemece her ne kadar mahkumiyetine karar verilmiş ise de.

213 sayılı Vergi Usul Kanunun 94/3. maddesinde tebligat yapılacak kişinin bulunmaması halinde "ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır.

(Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.) şeklindeki amir hükümle birlikte Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1 maddeleri uyarınca yapılacak tebliğ işleminde;

"kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı,

o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır." şeklindeki amir hüküm karşısında yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi gereğince beraatına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;

mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,

2. 213 sayılı Kanun'un 102/son fıkrası uyarınca, 17.12.2017 tarihli ve 30273 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 485 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 3.2. numaralı bendinde.

"213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak kişinin bilinen işyeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) ya da muhatabın bilinen işyeri adresinin olmaması durumlarında, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligata çıkılır ve tebliğ bu adreste yapılır.

Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur. Zarfın, posta memuru tarafından muhatabına verildiği tarihte tebliğ yapılmış sayılır.

213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılır.

İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulur. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılır.

Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." Hükmü yer almaktadır.

Dosya içerisinde aslı yer alan tebliğ mazbatası üzerinde, 213 sayılı Kanun'un 102/5 ve 485 sıra numaralı genel tebliğin 3.2. numaralı bendinde belirtilen meşruhatın bulunmadığı, bu haliyle tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı;

usulüne uygun olarak yapılacak tebliğ işleminin, 213 sayılı Kanunun 359/a-2 maddesinde düzenlenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun yasal unsuru olduğu belirlenmekle, ikinci tebliğde "tebliğ evrakının gönderen idareden alınabileceğine" dair şerhin de yazılı bulunduğuna ilişkin bilginin ilgili idareden sorulmadan, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi ve sanığın alınan 07.11.2018 tarihli ifadesinde, defter istenmesi ve ve incelenmesinden haberi olmadığını, şöför olarak çalıştığını ve eve 3 ay süreyle gelemediğini, tebliği annesinin aldığını, okuma yazma bilmediğini, ziyarete geldiğinden kendisine verdiğini,

vergi dairesinden gelen eski dosya olduğu için önemsemediğini, defterin mevcut olduğunu, ibraz edebileceğini bildirmesi karşısında, sanığın tebliğden haberi olmasına rağmen ibrazdan kaçınması halinin ve suç kastının bulunup bulunmadığı hususlarının birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi,

3.Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359.

3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe Ve Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2412
Karar No
2026/3442
Tarih
7 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2409 K.2025/7888
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2406 K.2026/2166
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2404 K.2026/2128
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2401 K.2026/1254
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2398 K.2025/7600
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2397 K.2026/2129

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.