Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2398 E. , 2025/7600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2689 E., 2019/1003 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına İlk Derece Mahkemesince ve
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2398 E. , 2025/7600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2689 E., 2019/1003 K. SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık ... hakkında sahte belge kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından beraatine, sanık ... hakkında sahte belge kullanma suçundan beraatine, sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin kaldırılmasına sanıkların ayrı ayrı 2010 takvim yılında üzerlerine atılı sahte belge kullanma suçlarından 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği, beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir . 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi;mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, atılı suçu kabul etmedikleri, mahkumiyet kararının kaldırılmasına ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; istinaf merciinin yerel mahkemenin kararına esas olan bilirkişi raporunda tespit ettiği eksiklikleri giderecek bir rapor almadığını, vicdani kanaatin nasıl oluşturulduğunu anlamadıklarını, müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar hakkında yapılan incelemede şirket ortakları ve yetkilisi sanıkların yasal belgeleri tebligata rağmen incelemeye ibraz etmediği, sanıklardan ... ve ...'in şirket yetkilisi ve ortağı olarak 2010 yılı içerisinde vergi inceleme raporuna göre ... ve ... tarafından düzenlenen sahte faturaları bilerek temin ettikleri ve kullandıklarının tespit edildiği, sanıkların birden fazla sahte faturayı inceleme için ibraz edemediği, incelemeye ibraz edilen yasal defter kayıtlarında belirtilen mükelleflere ait kullanılan sahte belgelere ilişkin kayıtların tespit edildiği ve raporun düzenlendiğinden bahisle haklarında kamu davası açılmış isede, sanıklar ... ve ... hakkında müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla yüklenen suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın ise üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 2010 yılı KDV beyannamelerine esas alınan .... Elektrik... tarafından 01/01/2010-16/01/2010 tarihleri arasında toplam 14... bin toplam bedelli faturalar ile, 02/02/2010 - 16/02/2010 tarihleri arasında düzenlenmiş 5.718,43 TL toplam tutarlı ... isimli şahıs tarafından düzenlenmiş 10 adet faturaların karşıt incelemeler, adı geçen şahıslar hakkında düzenlenmiş VTR, vergi suçu raporları ile ... hakkında Eskişehir 2. ASCM'ne 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçundan yapılan yargılama sonunda sanığın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin kabulü ile hakkında kurulan mahkumiyet kararı yine ... hakkında da İzmir 21 ASCM'ne 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası sonucunda sanığın komisyon karşılığı fatura düzenlediğinin kabulü ile hakkında kurulan mahkumiyet kararları, dosyanın sanıklarının suça konu faturaları nasıl aldıklarını ortaya koyamadıkları gibi aldıkları şahısları da tanımadıkları, seyahat firmasını çalıştıran şoförlerin faturaları getirdiğini beyan ettikleri, faturaların suç tarihi itibariyle miktarlarının önemli oran teşkil ettiği, bu nedenle sahte olarak temin edilerek kullanıldığı yönünde tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu, Efeler Vergi Dairesinin ... nolu vergi mükellefinin %50 ortağının sanıklardan ... olduğu, diğer ortağının da sanık ...'ın olduğu, bu nedenle adi ortaklığın eylem ve işlemlerinden her ikisinin de müştereken mesul tutulması gerektiği, her ne kadar fatura asıllarına ulaşılamamış ise de faturaların vergi indiriminde kullanıldığı ve sahte olduklarının sabit bulunması karşısında Yargıtay Genel Ceza Kurulu'nun 08/11/2018 tarih ve 2018/4 27... Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere sahte olduğu sabit olan faturaların yasal unsurları taşıyıp taşımamasının aranmayacağı, bu itibarla sanıklar ... ile ...'ın 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarının ayrı ayrı işledikleri, diğer sanık ...'ın .... Ltd.Şti. ile diğer sanık ...'in 2007 tarihinde kurup 16/07/2010 tarihinde sonlandırdıkları adi ortaklığın tarafı olmadığı, şirketle kayden herhangi bir bağının bulunmayıp yalnızca ... Ltd.Şti. sahibi olan oğlu ... adına haricen işlem yürüttüğü, bu nedenle adi ortaklığın defter ve belgelerinin teslimine ilişkin sanık ...'a yapılan tebligatın hukuki sonuç doğurmayacağı, defter ve belge ibrazının vekaletname ile dahi devri mümkün olmayan işlemlerden bulunduğu nazara alındığında, sanık ...'ın üzerine atılı defter ve belge ibraz etmeme suçunun yasal unsurlarının olayda gerçekleşmediği gerekçeleri ile sanık ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, sanıklar ... ve ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin beraatlerine ilişkin kararlarının kaldırılması ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Belge Kullanmak Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Sanıklar hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında; suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması ve kullanılan en son tarihli faturanın 16.02.2010 tarihli olması nedeniyle, suç tarihinin 25.03.2012 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, B.Sanık ... Hakkında Defter,Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.