İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2459 Karar: 2025/7603 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2459 K.2025/7603

12. Ceza Dairesi 2025/2459 E. , 2025/7603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3186 E., 2019/614 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkeme

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2459 E. , 2025/7603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3186 E., 2019/614 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkeme

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2459 E. , 2025/7603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3186 E., 2019/614 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53. ve 51. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın iddianamedeki üzerine atılı suçu işlediğinin açık olduğuna, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini ancak vekalet ücreti yönünden herhangi bir düzenleme yapılmadığını beyan ederek vekalet ücreti yönünden hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; tanık muhasebeci ...'ın duruşma sırasında alınan beyanlarına göre muhasebeci tanığın defterleri suç tarihinden önce bizzat 2012 yılı sonunda MTL şirketinin muhasebeciliğini bıraktığını 06/02/2014 tarihinde sanık ... yevmiye defteri envanter defteri gider ve evraklarını 2011 yılı ile 2012 yılına ait tüm evrakların hepsini teslim ettiği ve buna ilişkin 06/02/2014 tarihli tutanağı da dosyaya sunduğu anlaşıldığından; sanık ve vekilinin savunmaları mahkemece sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olarak görülmekle, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 14/03/2019 tarih, 2018/2430 soruşturma sayılı müzekkere cevabından; sanığın ... silahlı terör örgütünün defişre edilmesine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında 26/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı ve akabinde Manisa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/10/2016 tarih ve 2016/254 sorgu sayılı kararı ile adli kontrol altına alınmasına karar verildiği ve sanık hakkında Manisa Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığının anlaşıldığı, sanığın tebligatın yapıldığı 29/09/2016 tarihinde gözaltında olduğu, Vergi Usul Kanunun 13. maddesinde mücbir sebepler düzenlendiği, mücbir sebebin, vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesini engelleyen, önceden görülüp, üstesinden gelinmesi olanağı bulunmayan her türlü olay olduğu, aynı maddede mücbir sebep olarak kabul edilen bazı hallerin gösterildiği, tutuklanmış olmak mücbir sebep sayıldığına göre aynı şekilde gözaltına alınmış olma halinin de mücbir sebep kabul edilmesi gerektiği, sanık tebligat tarihinde gözaltında olduğuna göre sanığın olayda kastının bulunmadığı kabul edilerek suçun oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2.Bölge Adliye Mahkemesince "... Sanık tebligat tarihinde gözaltında olduğuna göre sanığın olayda kastının bulunmadığı kabul edilerek suçun oluşmadığı" gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; suça konu istem yazısının tebliğinden yaklaşık iki ay sonra 14.11.2016 tarihinde sanığın katılımı ile düzenlenen vergi inceleme tutanağında incelemenin müfettişlik çalışma adresinde yapılmasına karar verilmekle birlikte sanığın yasal defterleri aramalarına rağmen bulamadığına yönelik beyanının varlığı karşısında; sanığın tebliğ tarihinde gözaltında bulunduğu tespit edilmiş ise de gözaltı süresinin ne zaman sona erdiğinin araştırılarak, yasal süre devam ederken sanığın serbest kalıp kalmadığı, yasal sürenin sonunda hala gözaltında bulunması halinde ise mücbir sebebin varlığının tartışılması ile somut olayda uyumlu gerekçe ile hüküm kurulması, 3.Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5'inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359'uncu maddesinin 3, 4, 5. ve ' ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2'nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup; açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla