Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/327 E. , 2025/2706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/328 E. 2024/290 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme net
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/327 E. , 2025/2706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/328 E. 2024/290 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan ilk derece yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasnıa dair Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2015/35 E - 2016/254 K sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20/03/2024 tarihli, 2024/328 E. 2024/290 K. sayılı kararı ile,"Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre sanığın hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5327 sayılı TCK'nın 22/3 maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, dosya kapsamında alınan 22/12/2014 ve 22/10/2015 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan teknik anlamdaki hız tespitinin azami hız sınırının iki katına ulaşmadığı dikkate alınarak, koşulları oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini," nedeni ile esastan bozulmasına karar verilmiştir. 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebebi;Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile beraat yerine mahkumiyet verilmesinin, sanık hakkında fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomosil ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, bölünmüş, iki yönlü, aydınlatmanın bulunmadığı, asfalt kaplama il yolu üzerinde gece vakti Bartın istikametine seyri esnasında önünde seyir halinde bulunan motosiklete arkadan çarpması sonucu motosiklet sürücüsü ...'in ölümüne sebebiyet verdiği olayda, dosya içeriğinde mevcut bulunan 07/01/2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin heyet raporu doğrultusunda sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, yapılan yargılama aşamasında lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan, adli sicil kaydı temiz olan ve duruşmalara yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında, tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılırken "şartları oluşmadığından" şeklindeki yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 50/4 delaletiyle 50/1-a. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması; Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Bartın 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.