Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/3495 E. , 2026/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1435 E., 2023/2110 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı be
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/3495 E. , 2026/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1435 E., 2023/2110 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2019/249 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1031 Esas, 2022/2619 Karar sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7394 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 213 sayılı Yasaya eklenen geçici 34. maddenin 3. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin uygulanma yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, -Kabule göre de; Defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden tebligatın yapıldığı 05/03/2018 tarihini takip eden 16. günü olan 21/03/2018 in suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 18/03/2018 olarak hatalı, sahte belge (fatura) düzenleme suçu yönünden ise; suç tarihinin düzenlen son sahte fatura tarihi olup dosya kapsamında bulunan vergi inceleme raporu ve eklerinde yer alan katma değer vergisi, büyük alış ve büyük satış bildirimlerine göre 2016/ 2017 yılı hesap dönemleri için 30/06/2017 olarak kabul edilip gösterilmesi gerekirken gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilmesi," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1031 Esas, 2022/2619 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/31 Esas, 2023/600 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.