İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/3520 Karar: 2026/1454 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/3520 K.2026/1454

12. Ceza Dairesi 2025/3520 E. , 2026/1454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/21 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/3520 E. , 2026/1454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/21 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/3520 E. , 2026/1454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/21 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2018/34 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2021/530 Esas, 2023/132 Karar sayılı kararı ile "1- Vergi inceleme raporu içeriğinde; sanığın yetkilisi olduğu ... İnşaat Taahhüt Hafriyat Nakliye Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanılan suça konu 2 faturayı düzenleyen Yenimahalle Vergi Dairesinin 1...2 vergi kimlik numaralı mükellefinin yine aynı sanık olduğu ve sanık hakkında düzenlenen 21.12.2016 tarih ve 2016-A-2294/20 sayılı vergi tekniği raporunda "2016 takvim yılında düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte fatura olarak değerlendirilmesi gerektiği" kanaatinin belirtildiği, bu vergi tekniği raporu üzerine Yenimahalle Vergi Dairesinin 1...2 vergi kimlik numaralı mükellefiyeti nedeniyle sanık hakkında 2016 yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası üzerine Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.20 18... /260 Esas, 2018/1185 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.03.20 22... /555 Esas, 2022/304 Karar sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi üzerine 21.03.2022 tarihinde kesinleştiği gözönüne alındığında, atılı suçun yasal unsurları oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında vergi cezasının iptali yönünden yapılan yargılamada faturaların sahte olduğunun kanıtlanamadığı şeklindeki ceza yargılamasını bağlayıcı nitelikte olmayan Vergi Mahkemesinin gerekçesi ve oluşa uygun olmayan kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle, 213 sayılı Kanun'un 3 59... . maddelerinde değişiklik yapılmış olup aynı Kanun'un 6. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na eklenen geçici 34. maddenin 3. fıkrasındaki "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'un yayımı tarihinde 359. madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359. maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir" hükmü uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3- Suç tarihinin, kullanılan 20.10.2016 tarihli son faturanın KDV beyanname tarihine göre 24.11.2016 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 20.10.2016 olarak yazılması," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2021/530 Esas, 2023/132 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Ankara 28.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/133 Esas, 2023/810 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla