Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/3504 E. , 2026/1457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/505 E., 2023/1351 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafın
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/3504 E. , 2026/1457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/505 E., 2023/1351 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20162017 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, ve 53 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkili hakkında isnat edilen suça dair hiçbir yasal unsur oluşmadığına, detaylı inceleme yapılmaksızın tanzim edilen rapora itibar edilerek hüküm tesis edildiğine, somut delillere dayanmayan ancak şüphe ile isnat edilen suçlamalara dayanarak mahkumiyet hükmü verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 2016 takvim yılında 10... takvim yılında 12 firma hakkında sahte fatura düzenlediklerine dair olumsuz vergi tekniği raporu bulunan karşı firmalardan temin edilen faturaların sanığın kanuni temsilcisi olduğu şirkette 20 16... takvim yıllarında kullanıldığı; öte yandan bu karşı firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında özetle gerçek anlamda mal veya hizmet faturası düzenleyebilecek iktisadi ve teknik alt yapıya sahip olmadıklarının belirtildiği; ayrıca bu şirket yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı açılmış kamu davası olduğu; yine hakkında rapor olan bu karşı firmalara fatura karşılığı olarak ödeme yapıldığın gösteren tevsik edici belgelerin dava dosyasında yer almadığı; ancak bir kısım ödemelerin banka üzerinden karşı firmalara yapıldığının belirlendiği; ancak ödeme yapılan bu firmalara ilişkin muvazaa iddiasının ileri sürüldüğü; başka bir ifade ile kullanılan fatura karşılığı olarak yapılan ödemelerin çok kısa bir süre sonra sanığın banka hesabına geri geldiğinin belirlendiği; dolayısıyla haklarında olumsuz rapor bulunan karşı 22 firma tarafından düzenlenen yüksek tutarlı faturanın zikredilen şirkette “bilinmeden kullanılma” olarak değerlendirilmesinin iktisadi ve teknik İcaplarla uyumlu olmadığı; tüm bu gerekçelerle zikredilen şirkette 2016 takvim yıllarında kullanılan 5.298.300, 00... takvim yılında 16.557.700,00 TL tutarında faturanın gerçek mal ve hizmet karşılığı olmasının teknik olarak mümkün olmadığı; sanık ...'ın ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu Tasf. Hal. ... Organizasyon Eğitim Ltd. Şti.'nde 20 16... takvim yıllarında kullanılan faturaların gerçek mal veya hizmet karşılığı olarak değerlendirilmesinin iktisadi ve teknik icaplara uygun olmadığı; zikredilen firma adına gerçekleştirilen bu eylemlerin 213 sayılı VUK'un 359/b maddesinde belirtilen fiillerle uyumlu olduğu; zikredilen firma adına gerçekleştirilen eylemlerden sorumlu olan kişinin şirketin kanuni temsilcisi sanık ... olduğu gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı,vicdani kanaatin kesin tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK.nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.