Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/382 E. , 2025/5210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/428 E., 2024/1117 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üze
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/382 E. , 2025/5210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/428 E., 2024/1117 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, ilgili kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/9632 Esas, 2021/2425 Karar sayılı ilâmıyla, mahkemece hakkında suç duyurusunda bulunan kişiler hakkında yapılacak yargılama ile işbu yargılamanın birleştirilmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4 maddeleri uyarınca sanık ... hakkında 22.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise 13.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca failin güttüğü amaç ve saik gerekçesine dayanılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle anılan kısmın çıkartılarak düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine, kusur durumuna, iş güvenliği kanununun işbu olayda uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın temyiz isteği, kusur durumuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ölenin yanında çalışmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıklardan ...'ın hem kazanın gerçekleştiği bloğun, hem de genel yönetici olduğu ... Sahil Sitesine, 1998 doğumlu ...'ın çalıştığı ve diğer sanık ...'nın işlettiği ... isimli firmadan damacana getirdiği, kendisinin dönüşte, iki tekerlekli demir el arabasıyla 1975 yılı yapımı asansöre bindiği esnada, arabanın tekerleklerinin asansörün kapısına sıkışmasıyla, arabanın tutacak kısmı ile asansörün arka duvar kısmı arasında, havada asılı şekilde kalması sonucu boğularak ölmesiyle neticelenen olayda; kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu davranışlarıyla olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık ... ve tali kusurlu davranışlarıyla olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık ... hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)SANIK ... YÖNÜNDEN Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün ayrı ayrı 1. fıkralarındaki ''sanığın saiki'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B)SANIK ... YÖNÜNDEN Kocaeli Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 08.08.2013 tarihli Piyasa Gözetim ve Denetim Tutanağında tespit edilen eksikliklerle olay arasında illiyet bağı bulunmadığı gibi söz konusu eksikliklerin asansörün çalışmasına engel teşkil etmediği, bina yönetici sanığın, yönetim adına bakım sözleşmesini ilgili bakım firmasıyla yaparak asansörün yıllık bakımının ve periyodik kontrolünün yerine getirilmesini sağladığı, asansörün fenni muayenesini yaptırarak mevzuata uygun olduğunu bildirir yeşil etiketi kazandırdığı, dosyada mevcut raporlarda da değinildiği üzere asansörün, olay tarihinde yürürlükte bulunan 31.01.2007 yayım tarihli 26420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 1999 yılı öncesinde yapılmış asansörlerde iç kapı zorunluluğundan muaf tutan Asansör Yönetmeliğine aykırı bir durumunun bulunmadığı, asansörün iç kısmında eşya ve yük taşımak yasaktır levhasının yer aldığı hususları birlikte gözetildiğinde olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gebze 4.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.