Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/3856 E. , 2026/3426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1803 E., 2024/1630 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sa
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/3856 E. , 2026/3426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1803 E., 2024/1630 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2016, 20 17... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan ayrı ayrı üç kez 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43... maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2022 tarihli yazısı ile 7394 sayılı Kanunun 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince sanık hakkında 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43/1, 213 sayılı Kanunun 359/3 ve geçici 34.maddesi, ve 5237 sayılı Kanunun 53 maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; istinaf kararının gerekçesiz olduğuna, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin alım ve satımları arasında bir dengesizlik bulunmadığına, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayanılarak, usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine, dosya kapsamında alınan 15.02.2021 tarihli bilirkişinin gerçek bir inceleme yapmadığına, re'sen terk işleminin usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle işlemin iptali talebiyle açılan davada.... Vergi Mahkemesi'nin 20.09.2019 tarihli 2019/661 E. ve 2019/1652 K. sayılı kararı ile re'sen terk işleminin iptaline karar verildiğine, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair kesin, şüpheden uzak ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, müvekkili hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi zincirleme suç kapsamında arttırım yapılırken alt sınırın üzerinde arttırım oranının belirlenmesini gerektirecek de bir hususun da bulunmadığına, yine müvekkilinin yargılama boyunca TCK madde 62. Maddesinin uygulanmamasını gerektirecek bir tutumu ve ya davranışının bulunmadığının duruşma tutanakları ile sabit olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... Vergi Dairesi mükellefi olan ve elektrik malzemeleri toptan ticareti ile uğraşan ... ... yetkilisi olduğu 2016-2017-2018 takvim yıllarında gerçek mal alım satım ilişkisini yansıtmayan, içerik itibarıyla sahte faturalar düzenlediği böylece her bir takvim yılı bakımından üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiş, her ne kadar sanık savunmasında atılı suçu kabul etmemiş ise de yapılan yoklamalarda sanığın bir çalışanı olduğu, iş yerinde ofis malzemeleri bulunduğu, şube ya da deposunun olmadığı, nakil aracı bulunmadığı, buna rağmen sahip olduğu ticari organizasyon çalışan sayısı, araç gereç, iş hacminin çok üzerinde fatura düzenlediği, sahip olduğu imkanlar nazara alındığında sanığın bu cirolara ulaşmasının mümkün görülmediği, bu kadar sınırlı bir ticari organizasyon ile çalışan bir firmanın 3 yılda 20 milyon TL üzerinde ciro yapmasının ticari hayatın gerekleri ile uyuşmadığ,ı 20 16... yıllarında sanığın ... formları ile aldığını bildirdiği malların çok üzerinde fatura düzenlediği, örneğin 2016 yılında 197.614 TL tutarında mal almış göründüğü ancak 6 milyon TL nin üzerinde mal satmış göründüğü yine 2017 yılında 315.259 TL tutarında mal almış göründüğü ancak 7 milyon TL den fazla mal satmış göründüğü, bir malın satılabilmesi için ya başka yerden satın alınması ya da imal ya da ithal edilmesi gerektiği, sanığın imalatçı ya da ithalatçı olmadığı, sattığı malları başka yerden satın alması gerektiği ancak buna ilişkin sattığı malların çok gerisinde mal almış bulunduğu, 2018 yılında 6 milyon TL üzerinde mal almış ve satmış göründüğü ancak mal almış olduğu birçok firma hakkında sahte belge düzenleme eyleminden inceleme bulunduğu, sanığın banka hesap hareketlerinin de cirosunun oldukça gerisinde olduğu, satılan malların gerçekten alındığına, taşındığına ilişkin tesis edici belgelerin de dosyada olmadığı, sanığın 2016 yılında 197.614 TL alış yapmış görünmesine rağmen 6 milyon TL nin üzerinde bu malları nasıl sattığına ve 2017 yılında yine 315.259 TL tutarında alış yapmış görünmesine rağmen bu malları 7 milyonun üzerinde nasıl sattığına ilişkin bir açıklama getiremediği, bu haliyle sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmış ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın suç bilgilerinin incelenmesinden aynı mükellefiyet üzerinden aynı suçtan açılmış başkaca kamu davası bulunmadığı anlaşılmış, sanığa 7394 S.Y hükümleri uyarınca gerekli ihtarat yapılmış Vergi Dairesi tarafından gönderilen 02/11/2023 tarihli yazıda sanığın gerekli bütün ödemeleri yaptığı ve tamamladığı bildirilmiş, sanığın 7394 sayılı Yasa ile getirilen etkin pişmanlık koşullarını yerine getirdiği anlaşılmış, 7394 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı 359/b maddesi sanığın lehine bulunmuş ve bu şekilde uygulama yapılmış, TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırılım yapılırken 2016, 20 17... takvim yılında düzenlenen fatura adetleri ve vergi dönemleri ile tarihleri böylelikle zincirleme olarak işlenen suç sayısı gözetilmiş 1/2 arttım yapılması uygun bulunmuş ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanunun 359/b maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl, üst sınırının 5 yıl olmasına rağmen, sanık hakkındaki temel cezanın teşdiden üst sınırın üzerinde “7 yıl” olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, Dosya içeriğine göre düzenlenen son fatura tarihi ve suç tarihi olan 17.09.2018 tarihinin gerekçeli karar başlığında "2016, 2017, 2018" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.