İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/4119 Karar: 2025/9102 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/4119 K.2025/9102

12. Ceza Dairesi 2025/4119 E. , 2025/9102 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/994 E., 2024/2008 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında sahte belge kullanma suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incel

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/4119 E. , 2025/9102 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/994 E., 2024/2008 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında sahte belge kullanma suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incel

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/4119 E. , 2025/9102 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/994 E., 2024/2008 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında sahte belge kullanma suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 26.04.20 24... /74 Esas, 2024/745 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin de inceleme tarih ve sayılı karara ilişkin olduğu nazara alınarak; sahte belge kullanma suçu yönünden inceleme yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 213 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanun'un 1/2 madde ve fıkrası ile eklenen 359/3, 5237 sayılı Kanunun 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; suça konu faturaların kanundaki düzenlemeye uygun olmadığına, iddia olunan belgelerin maliye onaylı matbaada basılmadığına, sahte belgeyi düzenleyen kişi tarafından aynı belgenin kullanılması halinde konu aynı olduğundan ayrı suç oluşmayacağına, fatura düzenlemesi ilgili vergisel işlem olmadığına, suçlamaya konu faturaların sanıkça düzenlenmediğine, lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sahte belge düzenleme eylemi yönünden yapılan değerlendirmede suça konu faturaların sanık tarafından düzenlendiğinin ve kendi şirketi kapsamında kullanıldığının sabit olduğu fakat sanığın işbu faturaları başka bir şirket adına kendisi lehine düzenlenmiş gibi oluşturduğu, doğrudan kendi şirketi kapsamında yapmış olduğu bir ticari iş ile ilgili olarak üçüncü kişiler adına düzenlediği bir belge olmadığı, dolayısıyla eyleminin 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi kapsamında olmadığı gerekçesi ile sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatıne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın sahte fatura kullanmak eyleminin yanı sıra ... isimli 2014 takvim yılı içerisinde Almanya ülkesinde faaliyet göstermeyen ve vergi kaydı bulunmayan şirket adına 7 adet sahte fatura düzenlediği, dosya içerisinde bulunan faturalar üzerinde el yazısı ile faturaların nasıl düzenleneceği hususunda düzenlemelerin bulunduğu, bu itibarla sanığın aslında var olmayan yurt dışı menşeili şirket adına fatura düzenleyip aynı zamanda bu faturaları vergisel işlemlerde kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesi ile sanık hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılmış ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Tebliğnamede son sözün duruşmada hazır bulunan sanık müdafii yerine katılan vekiline verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığından bahisle kararın bozulması talep edilmiş ise de; sanığın ilk celse savunmasının alındığı, karar duruşmasında hazır bulunan sanık müdafii ve katılan vekiline Cumhuriyet Savcılığının esasa ilişkin mütalaasından sonra söz verildiği, her ne kadar sanık müdafii, katılan vekilinden önce savunmada bulunmuşsa da katılan vekilinin sanık müdafiinden sonraki beyanının sanığın yeniden savunma yapmasını gerektirmeyecek nitelikte olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 6...3 vergi numarasında kayıtlı ... Lojistik Taşımacılık Ltd Şti yetkilisi olan sanığın; vergi denetçileri tarafından Almanya resmi makamlarıyla karşıt incelemeye esas yapılan yazışma neticesinde aslında var olmayan yurt dışı menşeili ... GmbH isimli şirket tarafından tanzim edilmiş olarak görülen 7 adet faturayı şirket adına düzenleyip aynı zamanda bu faturaları vergisel işlemlerde kullanmak suretiyle sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarını işlediği iddia edilen olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.20 22... /11-153 Esas, 2022/641 Karar sayılı ilamında, "Vergi kanunlarına göre düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler her iki suçun da konusunu oluşturmaktadır. Ancak uyuşmazlık konusuyla ilgisi bakımından tek bir failin sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin ikisini de gerçekleştirdiği durumlarda düzenlenen ve kullanılan söz konusu belgelerin aynı ya da farklı olmaları failin işlediği suç sayısının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Örneğin; failin bizzat düzenlediği sahte belgeyi, kendi mükellefiyeti yönünden vergi dairelerine sunduğu beyannamelere konu etmesi durumunun söz konusu olmadığı bir olayda, kullandığı belgelerin, başka bir sahte belge düzenleyicisi tarafından hazırlanan belgeler; düzenlediği belgelerin ise kendi mükellefiyetine ya da başka mükelleflere ait belgeleri gerçeğe aykırı olarak doldurmak suretiyle tanzim ettiği veya tamamen sahte oluşturduğu ve üçüncü şahısların kullanması için verdiği belgeler olacağı, böyle bir durumda failin düzenlediği ve kullandığı belgelerin, yani suç konularının birbirinden farklılık arz edeceği açıktır... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın aynı takvim yılındaki sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma eylemlerinin bir bütün hâlinde tek bir suç oluşturduğu görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurulmuş ise de sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarında failin amaç ve eyleminin birbirinden farklı olması, bu farklı amaçlara ulaşmak için failin tamamen birbirinden ayrı eylemleri gerçekleştirmesi, her iki suçun konusu da vergi kanunlarına göre düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler olsa bile, bizzat düzenlediği sahte belgeyi, kendi mükellefiyetinin vergi beyanında kullanması hâli hariç olmak üzere somut olayımızda olduğu gibi, tek bir failin her iki suçu işlediğinin iddia edilmesi durumunda, kullandığı belgelerin başka bir sahte fatura düzenleyicisi tarafından hazırlanan belgeler; düzenlediği belgelerin ise kendi mükellefiyetine ya da başka mükelleflere ait belgeleri gerçeğe aykırı olarak doldurmak suretiyle tanzim ettiği veya tamamen sahte oluşturduğu ve üçüncü şahısların kullanması için verdiği belgeler olması, böyle bir durumda da sanığın düzenlediği ve kullandığı belgelerin, yani suç konularının birbirinden farklılık arz etmesi hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda sanığın, sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarını birbirinden bağımsız şekilde işlediği, sanığın sahte fatura kullanma ve düzenleme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasının yerinde olduğu kabul edilmelidir..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanığın düzenlediği ve kullandığı belgelerin aynı olduğu, sanığın bizzat düzenlediği sahte belgeleri, kendi mükellefiyetinin vergi beyanında kullandığı gözetildiğinde sanığın eyleminin kül halinde sadece sahte belge düzenleme suçunu oluşturduğu, Ancak inceleme konusu olmayan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 26.04.20 24... /74 Esas, 2024/745 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında sahte belge kullanma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmesi sonucu kesinleştiği, bu karara karşı 5271 sayılı Kanunun 308/A maddesi kapsamında itiraz yoluna gidilmesi ve/veya işbu dosya üzerinde hükmedilecek cezadan mahsup işlemi uygulanmak suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi hususu gözetilmeden hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup; açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla