İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/4394 Karar: 2026/3763 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/4394 K.2026/3763

12. Ceza Dairesi 2025/4394 E. , 2026/3763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1020 Değişik iş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/4394 E. , 2026/3763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1020 Değişik iş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/4394 E. , 2026/3763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1020 Değişik iş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.05.2024 tarihli ve 2024/83742 Soruşturma, 2024/36250 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/868 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.08.2024 tarihli ve 2024/1020 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.08.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ...-105-34-27521-...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9756 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9756 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/05/2024 tarihli ve 2024/83742 soruşturma, 2024/36250 esas, 2024/27846 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2024 tarihli ve 2024/868 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2024 tarihli ve 2024/1020 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2024 tarihli kararında yer alan "...şüpheli hakkında üzerine atılı 213 sayılı yasanın 359/a-2 maddesinde düzenlenen defter ibraz etmeme suçundan iddianame tanzim edilmiş ise de; şüphelinin alınan beyanında iddianameye konu şirketi hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını beyan ettiği, şüphelinin bu beyanı karşısında herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, bu hususun suçun sübutunu doğrudan etki eden delil niteliğinde olduğu, öncelikle şüphelinin imza ve yazı örnekleri ile iddianameye konu şirketin kuruluş evraklarındaki imza yazı örneklerinin bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak şüphelinin el ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması, ardından rapor sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 30/01/2024 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve 19/02/2024 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/868 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 30.01.2024 tarihli ve 2024-2014-2-684/10 sayılı vergi tekniği raporunda, .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 0...6 vergi kimlik numaralı mükellefi ....Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ...'un, sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame düzenlenmiş ise de; şüphelinin alınan ifadesinde, şirket hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, böyle bir şirket olduğunu ilk kez duyduğunu, 2023 yılında aracını satmak için ... isimli arkadaşının dayısına vekalet verdiğini beyan etmesi ve vergi tekniği raporu eklerinde yer alan karşıt tespit tutanaklarında mükelleflerin şüpheliden bahsetmeyip başka isimlerle irtibat kurduklarını belirtmeleri karşısında, adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, iade kararında belirtilen hususların yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme (ibraz etmeme) suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefetten şüpheli hakkında iddianame düzenlenmiş; şüpheli şirket hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, aracını satmak için bir arkadaşının dayısına vekalet verdiğini beyan etmiştir. Vergi tekniği raporu eki karşıt tespit tutanaklarında mükelleflerin şüpheliden hiç bahsetmeyip başka isimlerle irtibat kurdukları anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi imza incelemesi yapılmadan iddianame düzenlendiği gerekçesiyle iade etmiş, itirazın reddi üzerine kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: CMK'nın 170. maddesi kapsamında dava açma savcıya ait olmakla birlikte, adil yargılanma hakkının unsuru olan lekelenmeme hakkı gereği, karşıt tespit tutanaklarında şüpheliden bahsedilmeyip başka kişilerle irtibat kurulmuş olması karşısında şüphelinin mükellef şirketle bağını ortaya koyacak araştırmaların yapılmasının gerektiği kabul edilmiştir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Karşıt tespit tutanaklarında müvekkilin adının geçmeyip başka kişilerin muhatap gösterildiği hususu, hem iddianame iadesi hem de fiili temsilin bulunmadığı yönündeki beraat savunması için güçlü bir delil olarak somutlaştırılmalı ve dosyaya erken aşamada kazandırılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla