Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4389 E. , 2026/1188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/771 Değişik iş SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Ba
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4389 E. , 2026/1188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/771 Değişik iş SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.07.2024 tarihli ve 2023/247106 Soruşturma, 2024/52541 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1074 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/771 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-31226-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9537 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9537 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/07/2024 tarihli ve 2023/247106 soruşturma, 2024/52541 esas, 2024/40497 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2024 tarihli ve 2024/1074 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/09/2024 tarihli ve 2024/771 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2024 tarihli kararı ile "...Şüphelinin alınan savunmasında, kendisinin ... isimli şahsa vekalet verdiği, bu şahsın sicili bozuk olduğu için kendi adına şirket kurarak yönetmek istediği, daha sonra bu şahsa ulaşamayınca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu şeklinde beyanda bulunması rağmen soruşturma aşamasında bu hususun araştırılmaksızın doğrudan iddianame tazimi yoluna gidildiği, öncelikle şüphelinin imza yazı örnekleri ile şirketin kuruluş evraklarında ve iddianameye konu faturalarda yer alan imza yazı örneklerinin grafoloji alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek, söz konusu imza ve yazıların şüphelinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği ayrıca şüphelinin iddianameye konu şirketin işleyişine fiili olarak katılıp katılmadığının tespiti amacıyla şirketin fatura düzenlendiği firma yetkililerinin ve şüphelinin beyanında adı geçen ... isimli şahsın tanık olarak dinlenerek şüpheliyi tanıyıp tanımadıklarının, ticari ilişkide kiminle muhatap olduklarının araştırılması söz konusu eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden..." bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 11/08/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 08/09/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar yukarıda anılan sebeplerden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1074 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, 03.04.2024 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle, uzun zamandır tanıdığı arkadaşı olan ve sicili bozuk olduğu için kendi adına şirket kuramayan ...'a şirketi kurması için vekalet verdiğini, sonradan bu kişiden bilgi alamayınca onun hakkında şikayetçi olduğunu belirtmesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şüpheli hakkında sahte belge düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten kamu davası açılmış; ilk derece mahkemesi, şüphelinin şirketi başkasına vekaletle kurdurduğu yönündeki savunması araştırılmadan, imza-yazı örnekleri üzerinde grafoloji incelemesi ve fiili temsile ilişkin tanık dinlemesi yapılmadan iddianame düzenlendiği gerekçesiyle iddianameyi iade etmiştir. İadeye karşı yapılan itirazın reddi üzerine Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.
Hukuki İlke: CMK'nın 170. maddesi uyarınca suçun hukuki nitelendirmesi ve dava açma savcıya ait olup, iddianamenin iadesi ancak CMK'nın 174. maddesinde sayılı sebeplerle mümkündür. Bununla birlikte Daire, adil yargılanma hakkının bir gereği olan lekelenmeme hakkı gözetildiğinde, şüphelinin mükellef şirketle bağlantısını ortaya koyacak araştırmaların yapılmasının gerektiği ve bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini benimsemiştir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Vergi kaçakçılığı dosyalarında müvekkilin şirketle fiili bağının bulunmadığı (vekaletle kurdurma, imzanın el ürünü olmaması) savunması soruşturma aşamasında somut biçimde ileri sürülürse, lekelenmeme hakkı temelinde grafoloji ve tanık araştırması talep edilerek iddianame iadesi lehe sonuç doğurabilir; bu husus dava boyunca beraat savunmasının da omurgasını oluşturur.