İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/469 Karar: 2025/5669 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/469 K.2025/5669

12. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/5669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4566 E. 2024/4479 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/2

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/5669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4566 E. 2024/4479 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/2

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/5669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4566 E. 2024/4479 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararı ile 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek nitelikteki kararın, içeriği hakkında bilgi sahibi olma ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği, ancak incelenen dosyada kararın cezaevinde tutuklu olan sanığa tebliğ edilmediği anlaşıldığından sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanığın ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığa üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; motosiklete arkadan çarptığı iddiasıyla teşdiden ceza verildiğine oysa virajı döndüğü esnada bir motosikletin ışıksız ve lambasız şekilde durduğunu güçlükle farkettiğine, motosikletin kendi şeridi ortasında durduğuna, frene bastığına ancak çarpmaya engel olamadığına, kusuru olmadığına, hızının ortalama 60-70 civarında olduğuna, aracının yan tarafı hasar gördüğüne , arkadan çarpmanın mümkün olmadığına, karşı tarafın alkollü olduğuna, aracındaki yolcu tanıklarında kendisiyle benzer şekilde beyanda bulunduğuna, mahkemenin kabulünün hatalı olduğuna, adli tıp raporunun gerçeği yansıtmayan kaza tespit tutanağı esas alınarak düzenlendiğine, kazanın yandan çarpma şeklinde meydana geldiğine, şüphenin lehine değerlendirilmesi gerektiğine, eksik incelemeyle alelacele karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11/07/2024 günü açık havada saat 22.50 sıralarında, sanık ... 'nin opel marka otomobili ile meskun mahal dışında (90 km) iki yönlü asfalt kaplama 6 metre genişliğinde virajlı köy yolunda seyir halindeyken 115-120 kilometre hız ile viraja girdiği ve aracının sağ yan kısmıyla seyir halinde bulunan ...'ın idaresindeki motosiklete arka kısımdan çarptığı bu çarpma sonucu motosiklet sürücüsü ... ve motosikletin yolcu kısmında bulunan ...'ın öldüğü, sanığın aracına ait çarpma öncesi ve sonrası toplam 65 metre fren izinin tespit edildiği, sanığın ilk ifadelerinde hızının saatte 115-120 kilometre civarında olduğunu, motosikletin durduğunu ve ışık donanımının olmadığını, telefonla ışık tutmuş olabileceklerini, zorlukla motosikleti gördüğünü ve frene bastığını, kurtaramadığını belirtmişken diğer ifadelerinde hızının saatte 60-70 kilometre civarında olduğunu belirttiği, kaza tespit tutanağında sanık sürücünün arkadan çarpma nedeniyle kusurlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; "- Otomobile ait somut fren izi ve bu fren izinden sonra yol dışında kalınması dikkate alındığında şüphelinin hızının ilk beyanlarındaki şekilde olabileceği, son savunmasındaki gibi hızının saatte 60-70 kilometre olması kabulünün mevcut fren izi ile örtüşmeyeceği anlaşılmıştır. - Otomobilin sağ yan kısmı ile motosiklete çarpması ve motosikletin 44 metre savrulması hususu değerlendirilmiştir. Otomobilin sağ yan kısmı ile çarpması nedeniyle enerji aktarımının kısıtlı olduğu, ancak motosikletin 44 metre savrulmasının motosikletin durduğu sırada çarpılması ile açıklanamayacağı anlaşılmıştır. Otomobilin sağ yan kısmı ile motosiklete çarpması ve motosikletin 44 metre savrulması hususunun ancak motosikletin seyir halinde olması durumunda gerçekleşebileceği anlaşılmıştır. - Otomobil sürücüsünün, önünde seyir halinde olan motosikleti zamanında gördüğü, mevcut fren izi ve fren izinden önceki reaksiyon sürecinden anlaşılmıştır. Motosikletin arka ışık donanımının çalışmaması kabulünde yeterli mesafe öncesinden görmesinin mümkün olamayacağı kabulü yapılmıştır. Mevcut verilere göre: A. Şüpheli sürücü ..., idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken virajlı mahalle, mahal hız şartlarının üzerinde girdiği, önünde seyir halinde olan motosikleti zamanında fark etmiş olsa da hızından ötürü yavaşlama ve kazayı önleme tedbirini sağlayamadığı, kazayı önleme adına sola direksiyon manevra imkanı varken bu imkanı değerlendiremediği ve önünde seyir halinde olan motosiklete arkadan çarptığı anlaşılmış gerçekleşen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile asli derecede kusurlu bulunmuştur. B. Hayatını kaybeden sürücü ..., idaresindeki motosikleti ile seyir halinde olduğu anlaşılmış ve somut veriler dahilinde kural ihlali tespit edilemeyerek gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur. " şeklinde tespitte bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK 85/2 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemenin sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarına yönelik takdirinde isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla