Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/488 E. , 2025/5170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/40 Değişik İş. KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/488 E. , 2025/5170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/40 Değişik İş. KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine dair Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2023 tarihli ve 2022/724 esas, 2023/398 sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın, müştekinin katılan sıfatını haiz olmaması nedeniyle reddine ilişkin Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2024 tarihli ve 2022/724 esas sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2024 tarihli ve 2024/40 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/01/2025 gün ve 94660652-105-16-13645-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/02/2025 tarihli ve 2025/11192 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/02/2025 tarihli ve 2025/11192 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, anılan Kanun'un 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, Yine aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, "Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline... davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/402 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde, Mahkemece bu hususun müşteki, müşteki vekili ve sanığa tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin isteneceği, söz konusu tebliğ mazbatasında, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının da yer alması gerektiği, Somut olayda, Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin soruşturma aşamasında vekaletini dosyaya sunmuş olan müşteki vekiline tebliğ edilmediği, kovuşturma aşamasında basit yargılama usulünün uygulanacağı hususunun dosyada vekaleti bulunan müşteki vekiline tebligat ile bildirilmesinin gerektiği, müştekiye yapılan tebligatta ise on beş günlük süre içinde varsa katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almadığı, bu halde 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı müştekinin itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği, mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı müşteki vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken, müştekinin katılan sıfatını haiz olmaması nedeniyle itirazın reddine ilişkin Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2024 tarihli kararına karşı yapılan itirazın merciince kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Kanun Yollarına Başvurma Hakkı" başlıklı 260 ıncı maddesi; (1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./73. md) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; Bölge Adliye Mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. (3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.", anılan Kanun'un "itiraz Usulü ve İnceleme Mercileri" başlıklı 268. maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulüne itiraz" başlıklı 260 ıncı maddesinin; Madde 252 - (Mülga madde: 02/07/2012-6352 S.K./105.md.) (Yeniden düzenlenen madde: 17/10/2019-7188 S.K./25. md) (1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama sulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) itiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.'' 7201 sayılı Kanunun'' Vekile Ve Kanuni Mümesile Tebligat'' başlıklı 11.maddesi; ''Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.''şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında Mahkemenin 10.08.2022 tarihli tensip zaptıyla yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği ve ''CMK'nın 251.maddesi uyarınca yokuluğunuzda duruşma yapılmaksızın karar verileceği '' ibaresini içeren tebligatın şikayetçiye tebliğ edilerek ihtar olunmuşsa da, soruşturma aşamasında şikayetçinin vekilinin usulüne uygun olarak dosyaya vekaletname sunduğunun anlaşılması karşısında, tebligatın şikayetçi vekiline yapılması gerekirken şikayetçiye yapılmasının ve yapılan tebligatta '' beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin isteneceği, söz konusu tebliğ mazbatasında, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi '''gerektiği ihtarının da yer almamasının yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı şikayetçi vekilinin itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği ve Mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı şikayetçi vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken, katılan sıfatını haiz olmaması nedeniyle itirazın reddine dair Bursa 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2024 tarihli ve 2024/40 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamış olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Bursa 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2024 tarihli ve 2024/40 değişik iş sayılı 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde karar verildi.