Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4927 E. , 2026/3626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/37 E., 2025/185 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 29.06.2020 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üze
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4927 E. , 2026/3626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/37 E., 2025/185 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 29.06.2020 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 41.906,23 TL maddi ve 65.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 13.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Yerel Mahkemece kurulan hükmün infaz tarihlerinin araştırılmasına ilişkin eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davacının 13.05.2018 tarihi ile 18.05.2018 tarihleri arası tutukluluğun infaz gördüğü, bu tarihte infaza ara verildiği arsından 06.07.2018 tarihinde tutukluluğun infazına devam olunup 11.03.2020 tarihinde tahliye olduğu infazına ara verilen tarihler dışında kalan tutuklu olduğu süreler yönünden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler için 39.268,83 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihi olan 13.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, davanın reddinin gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna ve reddedilen kısım üzerinden lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/362 Esas – 2019/109 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.05.2018 tarihinde gözaltına alınarak 13.05.2018 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, tutuklama kararının 13.05.2018 – 18.05.2018 tarihleri arasında 5 gün, 06.07.2018 – 11.03.2020 tarihleri arasında 614 gün infaz görmesi nedeniyle davacının bu tarihler arasında toplam 620 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.03.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR İncelenen dosya kapsamına göre, davacının 12.05.2018– 18.05.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu, 06.07.2018 – 11.03.2020 tarihleri arasında tutuklu kaldığı gözetilerek, tutukluluğunun kesintili infaz görmesi nedeniyle her bir dönem için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat takdiri ve faiz başlangıcının ilişkin olduğu döneme göre tespiti gerekirken, ilk derece mahkemesince davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler için toplam 39.268,83 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihi olan 13.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmişse de; kesintili infaz tarihlerinin arasındaki sürenin kısa olması ve aynı yıl yeniden tutukluluğun infazına başlandığı anlaşılmakla bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla 12.05.2018'de gözaltına alınıp tutuklanan, tutukluluğu kesintili olarak toplam 620 gün infaz edilen ve sonunda beraat eden davacı, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açmıştır. Yargıtayın infaz tarihlerinin araştırılması yönündeki bozması üzerine ilk derece mahkemesi 39.268,83 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminata hükmetmiş; davalı Hazine vekili kararı temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Karar, iki noktada yol göstericidir: 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle HMK'nın ek 1. maddesine eklenen fıkra gereği, bozma üzerine verilen kararlarda temyiz parasal sınırı ilk karar tarihindeki sınıra göre belirlenir; ayrıca kesintili infaz edilen tutuklulukta her dönem için ayrı tazminat ve faiz başlangıcı tespiti kural olmakla birlikte, kesinti süresi kısa olup aynı yıl infaza yeniden başlanmışsa bu eksiklik sonuca etkili sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Davalı vekilinin temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm CMK'nın 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır; Daire tazminat şartlarının oluştuğunu ve miktarın doğru belirlendiğini kabul etmiş, dönemsel ayrım yapılmamasını sonuca etkisiz bularak bozma nedeni yapmamıştır.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu suçlamasından beraat eden ve uzun süre tutuklu kalan müvekkiller için CMK'nın 142. maddesi kapsamındaki tazminat davası somut ve öngörülebilir bir yoldur; 620 günlük tutukluluğa 200.000 TL manevi tazminatın onanması emsal değer taşır. Bozma sonrası kurulan hükümlerde temyiz sınırı ilk karar tarihine göre hesaplanacağından, güncel parasal sınıra bakıp temyizden vazgeçme hatasına düşülmemelidir.