Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5116 E. , 2025/7967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1712 E., 2024/2068 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hük
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5116 E. , 2025/7967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1712 E., 2024/2068 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299'uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 8.971,95 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyizleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararı müvekkiline tebliğ edilmediğinden davanın süresinde açıldığının kabulü ile talepleri doğrultusunda tazminat verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 20.06.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 21.06.2016 tarihinde tutuklandığı ve 12.01.2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine hükmedildiği, hükümlerin 16.11.2017 tarihinde kesinleştiği, hükmün kesinleşmesinin ardından davanın 5271 sayılı Kanun'un 142'nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 11.12.2018 tarihinde açıldığı gözetilerek; ilk derece mahkemesince verilen süresinde açılmayan davanın reddine ilişkin ilk derece hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmekle hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Mahkemenin kararın gerekçe kısmında davanın süresinde açılmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, hüküm kısmında davanın reddi yerine istinaf başvurusunun esastan reddine yazılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 numaralı kısmının tamamen çıkarılarak yerine “Davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 11.12.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla DAVANIN REDDİNE" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.