İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5168 Karar: 2026/395 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/5168 K.2026/395

12. Ceza Dairesi 2025/5168 E. , 2026/395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/454 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5168 E. , 2026/395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/454 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5168 E. , 2026/395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/454 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında düşme kararı verilmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 31.124,50 TL maddi, 140.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 11.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2019/2535 Esas-2019/2891 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.05.2018-09.10.2019 tarihleri arasında 517 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda değişen suç vasfı nedeniyle eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek davacı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/9520 soruşturma, 2018/4266 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve inceleme konusu suçun erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle eylemin tek suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle 5237 sayılı kanun 191/5 ve 5271 sayılı kanun 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın 03.01.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacı hakkında verilen düşme kararının yasadan kaynaklı bir durum olup 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabulü ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, belirtilen maddede, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi kovuşturma şartının gerçekleşmemesi halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği; Bu kapsamda, incelenen dosyada; tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dosyası kapsamında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.05.2018-09.10.2019 tarihleri arasında 517 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı davacı hakkında, gözaltında ve tutuklu kaldığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda değişen suç vasfı nedeniyle eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek davacı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/9520 soruşturma, 2018/4266 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve inceleme konusu suçun erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle eylemin tek suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle 5237 sayılı kanun 191/5 ve 5271 sayılı kanun 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, tutuklama işleminin tabi olduğu 5271 sayılı CMK'da, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle düşme kararı verilmesi halinde tazminata hükmedilemeyeceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması karşısında, tutuklu kaldığı halde beraatine karar verilen kişiler hakkında takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarı kadar olmasa da, davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davacı hakkında beraat kararı verilen kişilerle eşdeğer fazla maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, uyuşturucu ticareti suçlamasıyla 10.05.2018-09.10.2019 arasında 517 gün gözaltında ve tutuklu kalmış; yargılamada suç vasfı kullanmak için bulundurmaya dönüşünce, daha önce verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden dava düşürülmüştür. Koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davası ilk derecede reddedilmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ilk bozması üzerine mahkeme bu kez 31.124,50 TL maddi ve 140.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, davalı Hazine vekili temyize gitmiştir.

Hukuki İlke: CMK 144/1-c'deki tazminat engelleri, af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi taraf iradelerine veya devlet tasarrufuna dayalı hâllere özgüdür; kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle verilen düşme kararı bu kapsamda sayılamayacağından haksız tutuklulukta tazminat hakkı doğar, ancak hükmedilecek miktar beraat edenlere takdir edilen düzeyde değil, daha ölçülü bir 'makul tazminat' olmalıdır.

Uygulama Sonucu: Karar, davacıya beraat eden kişilerle eşdeğer ve fazla tazminata hükmedildiği gerekçesiyle Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur; tazminat hakkının varlığı değil, miktarın ölçüsü hatalı bulunmuştur.

Dava Strateji Notu: Kovuşturma şartı yokluğundan düşen davalarda 517 gün gibi uzun tutukluluklar için tazminat yolu açıktır ve CMK 144/1-c savunması Hazine lehine mutlak engel değildir; ancak talep kalemleri beraat standardının altında 'makul' seviyede kurgulanmalı, aksi hâlde lehine kazanılmış tazminat kararı miktar yönünden bozulabilmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla