İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5378 Karar: 2026/1808 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5378 K.2026/1808)

12. Ceza Dairesi 2025/5378 E. , 2026/1808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2807 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulma

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5378 E. , 2026/1808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2807 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulma

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5378 E. , 2026/1808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2807 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kınık Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.09.2023 tarihli ve 2022/2267 soruşturma, 2023/1573 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bergama Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/2807 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.08.2025 gün ve 94660652-105-35-25828-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/100062 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/100062 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, 29.09.2022 tarihinde yaşı küçük maktullerin (04.05.2012 doğumlu ... ve 06.11.2010 doğumlu ...), ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde, ... Orman İşletme Müdürlüğü ... Orman İşletme Şefliği sınırlarında bulunan yangın söndürme havuzunda boğularak vefat etmeleri üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Kınık Cumhuriyet Başsavcılığınca "Olay ile alakalı olarak tanzim edilen 05/12/2022 tarihli ikili bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; yangın söndürme göletinin projesine uygun olarak tesis edilerek kafes tel ile korunaklı olması, tel ihatanın her yerinin kapalı olması, kapısında asma kilit ile kilitli olması, uyarı levhalarının asılı olmasından dolayı gerekli önlemlerin alınmış olduğunun belirtildiği, bu nedenle herhangi bir kişiye kusur atfında bulunulmadığı,..." şeklindeki açıklamalarla inşaat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişiden alınan rapora istinaden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda boğulma olayının gerçekleştiği bölgede iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulması, bu konuda ilgili tedbirlerinin alınması/aldırılması konusunda yetki ve sorumluluğu bulunan şüpheli hakkında söz konusu olayla ilgili olarak, içerisinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da yer aldığı en az üç kişilik bilirkişi marifetiyle olaya ve olay yerine ilişkin inceleme yapılarak rapor hazırlanması, neticeten bu inceleme sonrasında kusur durumunun tespit edilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir. Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 2. Dosya kapsamına göre, 29.09.2022 tarihinde yaşı küçük maktullerin (04.05.2012 doğumlu ... ve 06.11.2010 doğumlu ...), ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde, ... Orman İşletme Müdürlüğü Poyracık Orman İşletme Şefliği sınırlarında bulunan yangın söndürme havuzunda boğularak vefat etmeleri üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Kınık Cumhuriyet Başsavcılığınca "Olay ile alakalı olarak tanzim edilen 05/12/2022 tarihli ikili bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; yangın söndürme göletinin projesine uygun olarak tesis edilerek kafes tel ile korunaklı olması, tel ihatanın her yerinin kapalı olması, kapısında asma kilit ile kilitli olması, uyarı levhalarının asılı olmasından dolayı gerekli önlemlerin alınmış olduğunun belirtildiği, bu nedenle herhangi bir kişiye kusur atfında bulunulmadığı,..." şeklindeki açıklamalarla inşaat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişiden alınan rapora istinaden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda boğulma olayının gerçekleştiği bölgede iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulması, bu konuda ilgili tedbirlerinin alınması/aldırılması konusunda yetki ve sorumluluğu bulunan şüpheli hakkında söz konusu olayla ilgili olarak, içerisinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da yer aldığı en az üç kişilik bilirkişi marifetiyle olaya ve olay yerine ilişkin inceleme yapılarak rapor hazırlanması, neticeten bu inceleme sonrasında kusur durumunun tespit edilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bergama Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/2807 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla