Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5510 E. , 2025/7483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/387 E. 2025/385 K. MÜŞTEKİ : Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5510 E. , 2025/7483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/387 E. 2025/385 K. MÜŞTEKİ : Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili, müşteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin, 24.09.2024 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; 1-Müşteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; Dava konusu taşınmazın, kentsel ve arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, kentsel ve arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 25.12.2015 tarihli savunmadan itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 19.03.2025 tarihli mahkumiyet hükmünden önce 25.12.2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kentsel ve arkeolojik sit alanında izinsiz müdahale nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan sanıklar mahkum edilmiş; müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve sanıklar hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Davaya katılma yalnızca suçtan doğrudan doğruya zarar görene tanınır; dolaylı/muhtemel zarar katılma hakkı vermez. 2863 s.K 65. maddedeki suç TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir ve süre dolduğunda dava düşer.
Uygulama Sonucu: bozma ve düşme (zamanaşımı)
Dava Strateji Notu: Uzun süren kültür varlığı davalarında TCK 66/1-e (8 yıl) zamanaşımı takip edilerek düşme talep edilmeli; ayrıca yalnızca doğrudan zarar gören kurum katılan olabileceğinden dolaylı zarara dayanan katılma/temyiz talepleri reddettirilebilir.