İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/582 Karar: 2025/6710 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/582 K.2025/6710

12. Ceza Dairesi 2025/582 E. , 2025/6710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2024/421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 20.12.2024 tarihli ve 2023/426 Esas, 2024/421 K

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/582 E. , 2025/6710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2024/421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 20.12.2024 tarihli ve 2023/426 Esas, 2024/421 K

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/582 E. , 2025/6710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2024/421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 20.12.2024 tarihli ve 2023/426 Esas, 2024/421 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142/8. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmedilen tazminat miktarı itibariyle hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde karar tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 20.520,00 TL olduğu, mahkemece hükmedilen toplam 160.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından temyiz edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli ek kararı kaldırılarak, davalı vekilinin hükmün tamamına yönelik temyiz talebinde bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü: Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.249,32 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının manevi tazminat miktarının 22.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarları açısından kararın kesinlik sınırının üzerinde kaldığına, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi) 2004/393 E., 2009/390 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak ve yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçlarından 19.05.1980 - 09.06.1987 tarihleri arasında 2577 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme kararı verildiği, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraatine karar verildiği, kararların 19.09.2011 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Hükmedilen tazminat miktarı itibariyle hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde karar tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 20.520,00 TL olduğu, mahkemece hükmedilen toplam 160.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından temyiz edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla; tebliğnamede temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla