Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/609 E. , 2025/5930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/63 E., 2024/241 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/609 E. , 2025/5930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/63 E., 2024/241 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.683,81 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 07.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükmün gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "10.000 TL" ibaresinin "12.500 TL" olarak; vekalet ücretine ilişkin "2.122,06 TL" ibaresinin "2.420,22 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.11.2023 tarih ve 2023/4974 Esas - 2023/5140 Karar sayılı ilamıyla özetle: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp,hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması ve davacının 07.08.2010- 12.08.2011 tarihleri arasında 370 gün gözaltı/tutuklu kaldığı gözetilerek, mahkemece 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan ay ve gün üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 7.552,17 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada gözaltına alındığı ilk gün hesaba dahil edilerek 371 gün üzerinden hesap yapılması suretiyle toplam maddi tazminatın 7.683,81 TL olarak belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla belirlenmesi" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 7.552,17 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, bilirkişi raporu alınmadan eksik incelme ile hüküm kurulduğuna, davacının kazanılmış hakkı ihlal edilerek manevi tazminat miktarının daha da düşürülmek suretiyle eksik manevi tazminata hükmedildiğine, manevi tazminat taleplerinin tam kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/54 Esas, 2014/499 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yaralama suçundan 07.08.2010- 12.08.2011 tarihleri arasında 370 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı sanığın maktul ..'a karşı kastın aşılması sebebiyle ölüme sebebiyet verme suçundan beraatine, mağdur ..'a karşı kasten basit yaralama suçundan açılan kamu davasında mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, beraat hükmünün 08.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine hükmedilen toplam tazminat miktarının 19.552,17 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; İlk derece mahkemesince hükmün davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği ancak kararda "gerekçeli hükmün tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine verilecek bir dilekçe verilmesi ile zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde karar verilerek yasa yoluna başvurusu süresi yönünden yanıltma yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 22.05.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin mahkemece kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; manevi tazminat miktarının 12.500,00 TL olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Dairemizin 27.11.2023 tarih ve 2023/4974 Esas - 2023/5140 Karar sayılı ilamıyla " Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması" hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince 07/05/2024 tarihi duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilamı öncesinde hükmedilen manevi tazminat miktarından da düşük manevi tazminata hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.