Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4379 E. , 2025/4150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1543 E., 2024/1792 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4379 E. , 2025/4150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1543 E., 2024/1792 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 01.12.1998 tarihli eski tip sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 01.12.1998 tarihli eski tip sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, temel cezanın belirlenmesinde hakkaniyete uygun düşmeyecek şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığa fazla ceza verildiğine, koşulları bulunmamasına rağmen bilinçli taksir hükmünün uygulandığına, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanığın sürücü belgesinin geri alındığına, lehe kanun maddelerinin gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.07.2023 tarihinde gece vakti, açık havada, aydınlatması bulunmayan ve azami hız limitinin otomobiller için 140, kamyon ve çekiciler için 90 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri dışında, bölünmüş, toplam 12 metre genişliğindeki üç şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz otoyolda, ...'nın, yönetimindeki çekiciye bağlı dorsenin patlayan tekerini ve hava kaçağını tamir ettirmek için aracını 3 metre genişliğindeki emniyet şeridine çekip dörtlülerini yakarak durduğu, daha sonra tamir için ...'ın yönetimindeki Wolkswagen transporter aracı ile gelerek bu çekicinin arkasında dörtlülerini yakarak durduğu, ...'nın ve ...'ın çekicinin sol tarafında tamir işiyle uğraştıkları saat 23.45 - 00.30 sıralarında, oradan geçmekte olan sanık sürücü .....'ün direksiyon başında uyuklamasından dolayı sevk ve idaresindeki kamyonun sağ ön kısımlarıyla adı geçen yayalara sağ şerit üzerinde çarpması sonucu her iki yayanın öldüğü, sanığın ise kaza mahallinde hiç durmayarak seyrine devamla İzmir iline gittiği, tanık....'ın saat 02.53 sıralarındaki ihbarı üzerine başlatılan adlî soruşturma kapsamında sanığın idaresindeki kamyondan kopan parçaların olay yerinde bulunarak muhafaza altına alındığı, kolluk tarafından bahse konu otobanın gişe giriş ve çıkış kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanığın kullandığı 2006 model ... marka aracın Saruhanlı gişelerinden saat 23.45 sıralarında geçtiğinin, giriş yaptığı sırada aracın sağ sinyal lambasının yandığının, sağ kapısında hasar olmadığının gözlemlendiği, aynı aracın otoyol çıkışı olan İzmir Alın - 24 Kulvar (gişe) görüntüsünde 21.07.2023 tarihinde saat 00.32'de çıkış yaptığının, sağ farının yanmadığının, kapısının hasarlı olduğunun ve ayrıca sinyalinin kopmuş olduğunun tespit edildiği, sanığın da savunmasında yorgun olup, uyuyakaldığına ve aracı bir yere çarptığını anladığına ilişkin beyanda bulunduğu, böylece sanığın üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği ve kazanın oluşumunda sanığın asli, ölenlerin tali kusurlu oldukları kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak asli kusurlu eylemi neticesinde meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, ölenlerin tali kusurlu oldukları da göz önünde bulundurulduğunda, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 8 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesinin, ayrıca sanığın olay günü aşırı yorgun ve uykusuz vaziyette araç kullanmış olmasından dolayı uyukladığı sırada kazanın meydana geldiğini belirttiği, dosya içerisinde bulunan takoğraf kayıtları ile takoğraf kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın olay günü 10 saati aşkın bir süre mola vermeksizin araç sürdüğünün sabit olduğu dikkate alındığında, yorgun ve uykusuz olan sanığın, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu hâlde yönetimindeki kamyonu sürmeye devam edip, direksiyon başında uyuklayarak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluşmasına rağmen sanığa hükmolunan ceza üzerinden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan temel ceza 6 yıl 6 ay hapis cezası ve bilinçli taksir artırım oranı (1/3) olarak belirlenmek suretiyle yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.