İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/4377 Karar: 2025/7625 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/4377 K.2025/7625

12. Ceza Dairesi 2024/4377 E. , 2025/7625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/922 E., 2024/866 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/4377 E. , 2025/7625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/922 E., 2024/866 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/4377 E. , 2025/7625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/922 E., 2024/866 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Her ne kadar ilk derece mahkemesinin sanık hakkında tayin ettiği 5 yıl hapis cezası bakımından Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması nedeniyle hapis cezasının miktarı itibarıyla temyize tabi olmadığı görülmekte ise de, sanık hakkında verilen 2 yıl 3 ay 15 gün şeklindeki hapis cezasına ilişkin kararın istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğinden bahisle bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince eksik ceza tayin edildiğinden bahisle bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde, tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkûmiyet hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve TCK'nın 270/1 maddesi uyarınca beraatine ilişkin 21.03.2023 tarihli kararına yönelik sanık ... ve hakkında taksirle öldürme suçundan beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... müdafi, hakkında taksirle öldürme suçundan 1 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası bakımından erteleme kararı verilen temyiz dışı müşteki sanık .... müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.01.2024 tarihli bozma ilâmı üzerine, İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ilişkin 17.04.2024 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin, beraat vekalet ücreti bakımından temyiz dışı sanık .... müdafinin, hakkında taksirle öldürme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı müşteki sanık ... müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanık ... yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, kusur durumuna, ceza miktarına ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına ve lehe hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.07.2016 günü, saat 00:47 sıralarında müşteki sanık ....'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş, iki şeritli, azami hız limitinin 110 km/s olduğu Devlet karayolunda Erzincan istikametinden Sivas istikametine seyirle olay yeri dönel kavşağa geldiğinde, Sivas istikametinden gelerek dönüş adası yanından sola dönüşle Zara istikametine geçiş yapmak isteyen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin sağ yan kesimine çarpması neticesinde müşteki sanık ...'nin aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölümü, müşteki sanık ....'nin vücudunda orta derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, yine müşteki sanık ....'nin aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin vücudunda 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, Yerel Mahkemece, kaza tespit tutanağında sürücü olarak sanık ...'ın kardeşi temyiz dışı sanık .... belirtilmiş ise de, yargılama sürecindeki beyanlar, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun araç sürücüsünün belirlenmesine ilişkin raporu, aracın hasar aldığı konum ve ....'nin yaralanmasının niteliğine göre sürücünün ... olduğu kabul edilerek, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 18.04.2019 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle, bir kişinin ölümü ve sanık ...'dan şikayetçi olmak üzere iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanık ...'ın asli kusurlu, temyiz dışı müşteki sanık ... 'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı, temyiz dışı müşteki sanık ... bakımından ise TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hüküm bölümünde 5271 sayılı CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla