Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/209 E. , 2025/8344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4 22... /1918 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme, hüküm kurulmasına yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik i
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/209 E. , 2025/8344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4 22... /1918 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme, hüküm kurulmasına yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan asıl dosya yönünden açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine, birleşen dosya yönünden CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanıklar hakkında 26.05.2014 tarih ve 2014/1771 soruşturma, 2014/752 Esas numaralı iddianame ile 2863 sayılı yasanın 74/1-1. cümle gereğince cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine, sanıklar hakkında 20.10.2020 tarih ve 2020/2481 soruşturma, 2020/1269 Esas numaralı iddianame ile açılan kamu davası ile ilgili olarak hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına, suça konu eserlerin müzeye teslim edilmesine ilişkin yerinde olmayan gerekçe ile hüküm kurulmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.06.2015 tarihli Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile davaya konu yerin I. ve III. derece sit alanı olarak tesciline karar verildiği, bu haliyle ... Mahallesi ... Mevki 1 04... parsel numaralı taşınmazın suç tarihi itibariyle koruma altında olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu tespitin yapıldığı ayrıca 07.07.2015 tarihli müze müdürlüğüne sunulan rapora göre söz konusu taşınmaz üzerinde yapılan kazı derinliğinin ortalama 30 cm olduğunun belirtildiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında 40 cm'nin altında olan kazıların tarımsal faaliyet olarak yapıldığının kabul edildiği, dosya kapsamında sanıkların üzerine atılı suçlamaları inkar ettiği anlaşılmakla; sanıklar hakkında 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 37/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında suç tarihi itibariyle ... Mahallesi ... Mevki 1 04... parsel numaralı taşınmazın sit alanı olmadığından dolayısıyla suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. Sanıklar hakkında Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj yapmak suçundan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 74/1-1.c, 5237 sayılı TCK'nın 37/1, 53/1 maddeleri gereğince, cezalandırılmaları talebi açılan kamu davasında ise; sanıklar hakkında üzerlerine atılı suça ilişkin savunmalarının 25.11.2014 tarihinde alındığı, sanıkların üzerine atılı suçlara ilişkin kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle ve TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak belirlendiği, dosya kapsamında sanıklar hakkında zamanaşımını en son kesen işlemin TCK'nın 67/2-a maddesi uyarınca 25.11.2014 tarihinde savunmalarının alınmasının olduğu, bu haliyle sanıklar hakkında olağan zamanaşımı olan 8 yıllık sürenin 25.11.2022 tarihinde dolduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında TCKK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinde, “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ... iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır” düzenlemesine yer verilerek, zarar suçunun oluşumu için, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescilli olmasının arandığı, dava konusu kazı fiilinin gerçekleştirildiği yer, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz ise de, suç tarihinde tescil edilmiş sit alanı olmadığından 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesine göre zarar suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak kazı yapılan yer, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılan yerlerden olması nedeniyle 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanunla değişik 74. maddesine uyan suçu oluşturacağından, sanıkların eyleminin bütün olarak 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle düzenlenen izinsiz olarak kazı yapmak suçuna tekabül ettiği, suç tarihinin 18.05.2014 olduğu, zamanaşımını son kesen işlemin 25.11.2014 tarihinde tespit edilen sanıkların savunmaları olduğu, aynı eylem nedeniyle bozma kararından sonra düzenlenen ikinci iddianamenin zamanaşımını kesmeyeceği, olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, derhal beraat kararı verilecek haller dışında öncelikle zamanaşımının değerlendirilmesinin gerektiği, dosyada derhal Beraat kararı verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan açılan kamu davasının zamanaşımından düşürülmesine dair ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak; sanıklar hakkında aynı eyleme ilişkin olarak ayrı iddianamelerle 2863 sayılı Kanunun 74/1 maddesinde düzenlenen "izinsiz kazı yapma" ve aynı Kanunun 65/1 maddesinde düzenlenen "tescil edilmiş kültür varlığına zarar verme" suçlarından dava açıldığı ve dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmakla; sanıklar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve eylemin 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturması, bu suçtan açılan kamu davasının dava zamanaşımının gerçekleşmesinden dolayı düşürülmesi karşısında, "tescil edilmiş kültür varlığına zarar verme" suçundan açılan kamu davasında ise sanıklar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan suçtan beraat hükmü tesis edilmek suretiyle, tek eylemden iki farklı suç nitelendirmesi ile ayrı hükümler kurulması, öte yandan iddianamede talep bulunduğu halde emanette bulunan eşyalar ile ilgili karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüş, ilk derece mahkemesinin hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 26.05.2014 tarih ve 2014/1771 soruşturma, 2014/752 Esas numaralı iddianame ile 2863 sayılı yasanın 74/1-1. cümle gereğince cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine, Anamur adli emanetinin 2014/278 sırasına kayıtlı 1 adet kolye askısı olduğu değerlendirilen metal obje ile 1 adet ... seri numaralı ... marka dedektörün kendisinden eşya el konulan şahsa iade edilmesine, aynı emanete kaydedilen 4 adet roma dönemine ait sikkenin 2863 sayılı yasanın 75. maddesi gereğince soruşturma evresinde Müze Müdürlüğüne teslim edildiği anlaşıldığından bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına, sanıklar hakkında 20.10.2020 tarih ve 2020/2481 soruşturma, 2020/1269 Esas numaralı iddianame ile açılan kamu davası ile ilgili olarak hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A.Hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karara ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanunun 223'üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın, temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Sanık hakkında izinsiz kazı yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, dava konusu eserlerin akıbeti hakkında karar verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığınan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hükmün birinci fıkrası üçüncü paragrafında emanet eşyalarına ilişkin kısımda bulunan "4 adet roma dönemine ait sikkenin 2863 sayılı yasanın 75. maddesi gereğince soruşturma evresinde Müze Müdürlüğüne teslim edildiği anlaşıldığından bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına", cümlesinin çıkarılarak yerine“Dava konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince müze müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.