Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/7328 E. , 2026/3645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/501 E., 2025/8 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; daval
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/7328 E. , 2026/3645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/501 E., 2025/8 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine talebine ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairemizce "Davacı hakkındaki yargılamanın gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, dosya kapsamındaki beraat kararı verilen suçların kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği ve tazminata esas Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli karar tarihinin 15.12.2009 olduğu dikkate alındığında, davanın anılan Kanunda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı gözetilmeden hüküm tesisi, "gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 7,55 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 22.10.1982 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat miktarının eksik ve hatalı hesaplandığına, günümüz koşullarında çok düşük kaldığına, maddi tazminat hesabının enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle yapılması gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmolunan tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Dairemiz bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde, "Davacı ...'nun yasa dışı ... örgütü davası olarak bilinen Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas sayılı dava dosyasında 22/10/1982 tarihinde göz altına alındığı, 31 gün gözaltı süresinden sonra 22/11/1982 tarihinde tutuklandığı,...Sıkıyönetim Mahkemesi'nin 1981/654 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, 795 no'lu sanık olarak yargılandığı, 25/07/1991 tarihinde tahliye edildiği, davacının yargılandığı dosyada toplam 3198 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılama sırasında sıkıyönetim mahkemelerinin kapatılması üzerine dosyanın devredildiği Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/393 esas sayılı dosyasında 15/10/2009 tarihinde davanın karara bağlandığı, davacı ...'nun 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırıldığı, atılı diğer suçlardan beraatine karar verildiği, mahkumiyet kararı yönünden dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, beraat kararı yönünden aleyhe temyiz ve Yargıtay incelemesinin bulunmadığı, beraat kararının kesinleştiği, davacı hakkında verilmiş mahkumiyet kararı ile ilgili olarak Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 08/01/2013 tarih, 2012/7907, 2013/128 karar sayılı ilamı ile zamanaşımı ile davanın düşmesine karar verildiği, gözaltı ve tutuklama işleminin gerçekleştiği tarih itibari ile tazminat istemi 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama şekli hakkındaki kanunun 6. maddesi gereğince 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karardavanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu , taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebi aşacak şekilde manevi tazminata hükmolunamayacağı gözetildiğinde Tebliğname'de bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "466 sayılı Kanun gereğince tazminat" olan dava türünün "Maddi ve Manevi Tazminat Talebi" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Maddi tazminat miktarının davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemlerdeki net asgari ücretin TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksleri) oranları uygulanarak dava tarihine göre uyarlaması yapılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile eksik maddi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.