İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/1604 Karar: 2026/3744 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/1604 K.2026/3744

12. Ceza Dairesi 2026/1604 E. , 2026/3744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/239 E., 2025/425 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme ne

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/1604 E. , 2026/3744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/239 E., 2025/425 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme ne

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/1604 E. , 2026/3744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/239 E., 2025/425 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 18.10.2023 tarihli bozma kararının ardından yapılan yargılama sonucunda Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba, ancak 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tali kusurlu olduğuna, kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanık hakkında fazla ceza verildiğine, katılanların zararını giderdiğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 31.10.2013 tarihinde saat 15.50 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile Haracci istikametinden Eski ... Caddesi'ni takiben Arnavutköy istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde karşı yönden gelen ve orta refüj aralığından (... ... ... Caddesi'ne girmek adına) sola doğrultu değiştirerek önünü kapatan sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonete çarpması sonucu ...'ın ölümü ve katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamında hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, kovuşturma evresinde yapılan keşif üzerine trafik bilirkişisinden alınan rapor ve Adli Tıp Kurumundan alınan 05.10.2015 tarihli rapora göre sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalline geldiğinde, orta refüj aralığından yolun karşısına geçmek üzere yola girmeden evvel, orta refüj aralığından ana yola girmeden evvel, refüj aralığında durması, sağ taraftan gelen araç trafiğini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra ana yola girerek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmeyerek, mevcut hızı ile mahale yaklaşan, seyir yönüne göre sağ taraftan ana yolu takiben yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip motosiklete rağmen refüj aralığından ana yola girmek suretiyle motosikletin önünü kapatarak bir kişinin ölümü ve bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli ve 2025/522 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında mahkûmiyetine dair verilen ilk mahkûmiyet kararına karşı yalnızca sanık müdafii tarafından kararın temyiz edilmesi sonrası ilgili kararın bozulmasına karar verildiği, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek aynı madde uyarınca kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'de bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Kazanılmış hakkın sadece cezanın niteliği ve miktarı ile sınırlı olması, güvenlik tedbirlerinde "kazanılmış hak" ve "aleyhe sonuç doğurmama" ilkelerinin geçerli olmaması nedeniyle, bozma sonrası sanık aleyhine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasından dolayı 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı şekilde hüküm kurulduğu nedenine dayalı olarak hükmün bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesinin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği gözetilmeden, " sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresine göre yasal şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla