Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/7567 E. , 2026/1105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/277 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dav
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/7567 E. , 2026/1105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/277 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 5.000.000 TL maddi ve 5.000.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.628,76 TL maddi ve 22.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 18.02.2025 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/197 Esas – 2019/520 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 24.03.2010 - 23.07.2010 tarihleri arasında 121 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.01.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 18.02.2025 tarih ve 2023/4695 Esas - 2025/1689 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 20.01.2023 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve örgüte üye olma suçlarından yargılanan davacı 24.03.2010-23.07.2010 arasında 121 gün tutuklu kalmış, beraat etmiş ve 5.000.000 TL maddi ile 5.000.000 TL manevi tazminat talebiyle dava açmıştı. İlk derecede 8.628,76 TL maddi ve 22.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, 12. Ceza Dairesinin 18.02.2025 tarihli bozması üzerine manevi tazminat 50.000 TL olarak yeniden belirlenmişti. Her iki taraf da bu kararı temyiz etti.
Hukuki İlke: Bozma ilamı öncesindeki maddi tazminata ilişkin hüküm açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılmaz; bozma sonrası kararda maddi tazminat konusunda hüküm kurulmamış olması onamaya engel değildir, çünkü bu konuda mahallinde her zaman karar verilebilir. Bozmaya uyularak belirlenen tazminat dosya verileriyle uyumluysa tarafların miktara yönelik temyiz itirazları sonuç doğurmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnameye uygun olarak davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz sebeplerini reddetti ve 50.000 TL manevi tazminat hükmünü oy birliğiyle onadı.
Dava Strateji Notu: Beraat kesinleşme şerhi davacıya tebliğ edilmemişse CMK 142'deki dava süresi işlemeye başlamıyor; yıllar sonra açılan bu dava bu sayede süre engeline takılmadı. Tebliğ yokluğunu tespit edip dilekçede açıkça vurgulamak, hazinenin süre aşımı savunmasını baştan etkisiz kılar.